Ayağa kalkmayan derviş…

Dervişin biri Kaymakam ile görüşmek için makamına gider lakin kaymakam makamında yoktur. Diğer bekleyenler ile beraber bir köşeye oturur ve zikir çekerek beklemeye koyulur.

Belirli bir süreden sonra Kaymakam odaya girer bekleyenler tanıdıkları için hemen yerlerinden fırlar ve Kaymakamı hürmete çok benzeyen tavırlarla selamlarlar ama bizim derviş biraz kalkmakta gecikir.

Kaymakamın gözü Derviş’e takılır herkes ayakta bir o oturur vaziyette kibir yapar ve dervişin yanına gider yüksek sesle dervişe;

– İhtiyar!. Sende saygı yok mu, neden ayağa kalkmıyorsun, içeriye bir büyük girdiğini görmüyor musun?

diye gürlemiş… Derviş yavaşça sormuş:

– Büyük sen misin?

– Evet , benim demiş.

– Sen neyin büyüğüsün?

-Görmüyor musun? Buranın Kaymakamıyım!.. demiş.

– Onu görüyoruz. Ama hep kaymakam kalacak değilsin ya…Elbet daha da büyüyeceksin…Büyürsen ne olacaksın?…

Kaymakam heyecanlanmış.

– Vâli olacağım!..

– Ya daha sonra?

– Daha sonra mı? Allah izin verirse seçimlerde milletvekili olacağım, daha sonra Bakan olacağım, Başbakan sonra Cumhurbaşkanı olacağım!..

– Bunların hepsini olursun inşallah, ama benim sormam o değil… Daha sonra ne olacaksın? Ben onu soruyorum.

Kaymakam ne söyleyeceğini bilememiş, ağzından tek bir kelime çıkmış:

– Hiiç!..

O zaman derviş, yine yerinden oynamadan, nükteyi tamamlamış:

– Öyle ise ben senden büyüğüm, evlâd demiş, çünkü ben daha şimdiden hiç’im ve hiçliğe senden çok önce ulaştım.

Kaynak: Sadık Yalsızuçanlar, Vefa Apartmanı, s. 96

İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Not: İnsan ne oldum dememeli ne olacağım demelidir. Mal da, mülk de, şöhret de, mevki de hepsi geçicidir. Karakteri güçlü insanlar şahsiyetlerinden güç alırlar. Zayıf karakterliler ise malından mülkünden veya mevkiinden güç alırlar. İnsan her halükarda acziyetini bilmeli ve muhataplarına karşı kibirli davranışlardan sakınmalıdır. BU güzel menkıbede her şeyin fani olduğu , sonunda iki metrekare bile olmayan bir çukura gireceğimiz çok güzel işlenmiş.

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Cengiz Aytmatov’un çocukluk hatırası

Yıllar önce Kırgız romancı Cengiz Aytmatov‘un hatıralarını okurken karşılaşmıştım. Çocukken şöyle bir hadise yaşamış: Sovyet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir