Zavendikli Mustafa Hoca ilme sadakati öğretti... Yaşar Kandemir hocamızın Hadis nöbeti... Sultanlara eğilmeyen alim İmam-ı Rabbani... Hafız Zekeriya Kul Büyük Doğu hayranıydı... İsmail Ketenci hoca çok hafız yetiştirdi... Hacı Hasan Efendi ve davet anlayışı... İmam-ı Rabbani'den alimleri titreten nasihatler... Eyüpsultan’da bir Allah dostu... Mahir İz hocanın unutulmaz cevabı... Veliler bahçesinin iki güzel mürşidi... Hacıveyiszade'nin gülleri... Uğur Erman hoca gönüllerde iz bıraktı... Gizli bir alim İsmet Demir Hoca... Akşemseddin'in Fatih'e mektubu... Mert insan Muhsin başkan... Risale-i Nur medresenin malıdır... Senegalli sûfi mücahid Şeyh Ahmedü Bamba... Gaziantep'in kandillerinden Şeyh Hasan Arslan Efendi... Hüseyin Küçükkalay hocamızdan hatıralar... Adil Özberk hocanın sesi yankılanır Gaziantep'te Cengiz Bodur Ağabey'i size nasıl anlatsam ki... İhramcızade hazretlerinin duası... Kızının dilinden Esad Coşan Hocamız...

Yayın Akışı

İzmir günlerim başladı…

30 yıl felçli yaşamış, 35 ameliyat geçirmiş merhum yazarımız Rüstem Kılıç Hoca’nın vefat etmeden kısa bir müddet önce bize teslim ettiği yazılarını yayınlamaya devam ediyoruz. İşte merhum Hocamızın ibretlerle dolu hayatı… 90’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen açığını, kısmen de olsa kapatılabilmesi için Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığıyla …

Devamı

Telefon görüşmesi adabı…

Birisini aradığımızda üçten fazla çaldırmamaya ve üst üste aramamaya çalışmalıyız. Kişi lavaboda, camide, namazda olduğu için veya müsait bir yerde olmadığı için cevap veremeyebilir. Telefon açıldığında söze selam ile başlayalım. Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi: “Önce selam, sonra kelam” (Tirmizi, İsti’zan:11) Yine telefonu kapatırken de selam ile kapatalım. Telefonu açan kimse …

Devamı

Kendinizle aranız nasıl?

Kendimizle aramız nasıl? Yani kendimizle iletişimimiz nasıl? Kendimizi doğru algılayabiliyor muyuz? Kendimize hak ettiği gibi davranabilir yor muyuz, yoksa onu fazla mı hırpalıyoruz? Ruhumuzdan, kalbimizden bir ses geliyor; onları duyabiliyor uyuz? Nefsimizin ya da şeytanın fısıltılarını ayırt edebiliyor muyuz? Kendimizle iletişimizin iyi olması hayatta daha güçlü olmamız demektir. Her şeyden …

Devamı

Eskiden renkli pazar çantaları vardı…

Ne oldum delisi derlerdi, eskiler… Refah seviyesi arttıkça bir sürü değer kaybediliyor, ne oldum delileri çoğalıyor. Çocuklar da bu değerlerden yoksun yetişiyor. Eskiden ”ayıp” kabul edilen davranışlar, bugün normal davranış haline geliyor. Eskitilmiş değerlerimiz bizi biz yapan adab-ı muaşeret kurallarıdır. Bunlar pörsüdükçe biz, biz olmaktan çıkıyoruz. Biraz hassasiyet. Eskiden pazardan …

Devamı

Kaynakçı Süleyman efendinin dostları…

Süleyman dedem… 1335 Rumî, 1919 milâdî doğumlu… Namı diğer Kaynakçı Hacı Süleyman Efendi… Işgalamanlı… Babası kundura tamircisi… Dört evladın büyüğü. Cumhuriyetin ilk yılları bahçeye gelen hocadan öğrenilmeye çalışılan Kuran-ı Kerim… Sonra ahır sekisine saklanan cüzler… Öyle anlatırdı. Sonra amcasının yanında kaynak yapmayı öğrenir. Çalışmayı sever, hem de maddi ihtiyaç var. …

Devamı

Abdullah Hatipoğlu hocamızın ardından

Kurra Hafız merhum Abdullah Hatipoğlu Hocamız tam bir edep ve ahlak abidesi, tam bir güzellikler manzumesiydi. Onun yanında olmaktan huzur duyar, gül yüzüne bakmaktan mesrur olurduk. Bir Müslümanın saflığını temizliğini onda seyretmek mümkündü. Naif, nazik, narin, incitmeyen ve incinmeyen kişiliği ile birçok kimsede derin izler bırakmıştı. Hocamız bir Kur’an muallimi, …

Devamı

Ezan okuma ve dinleme adabı…

Risaletin başlamasıyla farz kılınan namaz ibadeti Mekke’de miraç gecesinde yeniden düzenlenmiş ve Allah celle celaluh’un bildirmesi ile beş vakit olarak emredilmiştir. Cemaatle yerine getirilmesi daha sevap olan namaza çağrı, Mekke’de alenî olarak yapılamamıştır. Mü’minler bu dönemde Kâbe’de daimi bir cemaat de oluşturamamışlardır. Çünkü müşriklerin komplo ve saldırılarından emin olamamışlardır. Müşrikler …

Devamı

Sıla-i rahimi ihmal etmeyin…

Türkçemizde sıla-i rahîm; ana-baba ve hısım akrabayı arama, ziyaret etme şeklinde tarif edilmektedir. İslâm ıstılahındaki sıla-i rahîm ile bu anlam karşılaştırıldığında, bizim sıla-i rahîmden sadece cımbızla birkaç kelime çıkarttığımız anlaşılacaktır. Gerçek anlamda ise sıla-i rahîm, yakınlara iyilikte bulunmak ve yapabildiğin kadar onlardan zararı gidermektir. Sıla-i rahîm’le ilgili birçok âyet-i kerime …

Devamı

Farklı yönleri ile namaz ibadeti…

Tertemiz ferah bir abdestin ardından, gönül huzuru ile namaza dururuz. Namaz kılarken farzlara, vaciplere ve sünnetlere dikkat edilmelidir. Namazın hakkını vererek yavaş yavaş kılmak yani tadil-i erkan hem vaciptir hem de Rabbimizin huzurunda O’na karşı edebimizin bir göstergesidir. Namaz ibadetler arasında en önemli olanıdır. Allah Resulü sallellahu aleyhi ve sellem’in …

Devamı

Misafirlik adabı…

Dinimizde misafir kabul etmek ve ikramlarda bulunmak salih amellerdendir. Akraba ve eş dost ile iyi bir iletişim ve iyi ilişkiler kurmamız için misafirlikler birer fırsattır. Her hangi bir geçerli mazereti olmadığı halde misafir kabul etmeyen kimseleri Nebi-yi Zişan Efendimiz şöyle uyarıyor: “Misafir ağırlamayanda hayır yoktur.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, …

Devamı

Asıl zulüm vahyi hayattan çıkartmaktır…

Zulüm kelimesi ve türevleri Kur’an’da 301 defa geçmektedir. Kur’an’daki kullanılış biçimine göre zulmün anlamlarını şöyle sıralamak mümkündür.1- Haksızlık, yazık etmek, şahsi zarar görmek.1 2- Şirk, küfür.2 3-İnkâr.3 4- Günahta ileri gitmek, isyan.4 5- Eksiltmek.5 6- Sömürmek.6 7- Baskı ve işkence.7 8- Nifak.8 9- Yahudilik.9 10- Karanlık.10 Zulüm kavramının Kur’an’da çok …

Devamı

Sosyal medya ahlakı…

Kişinin sosyal medyadaki paylaşımları kendi karakterinin, düşüncelerinin ve ahlakının bir göstergesidir. Akıllı telefonlar ve sosyal medya ağları bir nimet ama her nimetin bir sorumluluğu ve hesabı var. Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz” (Tekasür, 8) 2000’li yıllarından önce vefat edenlerin, akıllı telefon diye bir hesapları …

Devamı

Meleklere karşı edeplerimiz…

İmanın bütünlüğü içerisinde iman etmemiz gereken rükünlerden birisi de meleklere imandır. Ayet-i kerimede şöyle buyurulur: “Allah’ın elçisi ve müminler, Rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. ‘O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız’ ve ‘İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz Rabbimiz, gidiş sanadır’ dediler.” (Bakara, 285) Meleklerin bir …

Devamı

Hak davanın sevdalısı Nazif Dağdelen abi

Sevdiğim, saydığım, kendisini her gördüğümde beni içimdeki Hak davanın sevdasına daha çok bağlayan sözler eden bir dostumdu Nazif Dağdelen Abi. İnsanlarla diyalog kurmayı, konuştuğu her insanın gönlüne girmeyi çok iyi bilen bir dava adamıydı. İslam davasını kendisine dert edinmişti. İnananları parça parça görmeyi sevmeyip, ümmet ruhu ve uhuvvet şuuru ile …

Devamı

Sufilere göre takva kavaramı…

Köken itibariyle “Korumak, himâye etmek, zarar verecek şeyden korumak, çekinmek ve koruma altına almak” gibi anlamlara gelen takva kavramı,1 İslam’ın (Kur’ân ve Sünnet’in) üzerinde durduğu önemli kavramlardan biridir.2 Öyle ki Kur’ân-ı Kerîm’de bu kavram iki yüz elli sekiz yerde zikredilmiş,3 Kur’ân’ın hemen baş kısmında Kur’ân-ı Kerîm kendisini takva sahipleri için …

Devamı