Erbakan hocamız böyle uyarmıştı... Kur’ân’ın heybetli kıldığı mütevazı bir davetçi... Nimetullah hoca ile ıspanaklı börek hatırası... Veli kavramını Ahmed El Aci'den öğrendim... Ratib Nablusi ve isimsiz bir yazı... Yaşar Kandemir hoca ondan çok etkilendi... Kemalettin Altıntaş amcayla görüşmek nasip oldu... Prof. Dr. Adnan Muhammed Zerzûr Hoca'nın ardından... Murat Ülker ziyaretim ve boykot... Mevlana Hazretlerini nerede arayalım? Cemil Gül Hocaefendi ile samimi bir sohbet... Hem alim hem şairdi Amil Hocam... Mehmet Hulusi Bolay hocadan bir hatıra... Kuşçu Dede'nin şekerlerine ne oldu? Cafer Uzunkaya hocamızdan şiir gibi bir hediye Nimetullah hocayı gördüm rüyamda... Japonya Fatih'i Nimetullah Yurt Hoca... Hacı Hasan Efendi hangi kitabı tavsiye etmiş... Sultan Nine Ramazan'ı böyle karşılardı Yaşar Kandemir hocamızın Hadis nöbeti... Sultanlara eğilmeyen alim İmam-ı Rabbani... Hafız Zekeriya Kul Büyük Doğu hayranıydı... İsmail Ketenci hoca çok hafız yetiştirdi...

Yayın Akışı

Caminin tozunu biriktiren adam

Bir münasebet ile Ankara’nın Balâ ilçesinin bir kaç köyünü gezmiştik. Dönüşte Bala Merkez Camii’nde ikindi namazını kılmak nasip oldu. Bizi arabası ile gezdiren Kâşif Yılmaz Bey’in kayınpederi 1960’lı yıllarda namaz kıldığımız bu caminin müezzinliğini yapmış. Kâşif Bey’in anlattığına göre kayınpederi bu camide görev yaptığı süre içerisinde camiyi temizlediği zaman, caminin …

Devamı

Çocuklar için altın arayıcıları hikayesi…

Bir adada insanlar huzur ve barış içerisinde yaşıyorlarmış. Çok büyük olan bu adanın halkı tarım ve hayvancılık ile uğraşıyormuş. Her birinin bağı bahçesi varmış. Ada sakinleri, güzel yüzlü, tebessüm halinde, Allah’a ibadet eden hoş kimselermiş. Bir gün adada bol altın olduğunu duyan altın arayıcıları gemiyle adaya gelmişler. Adanın reisi neden …

Devamı

Kendini keşfetmeye hazır mısın?

“Ben” bilinci, biyolojik, sosyolojik, psikolojik, fizyolojik ve zihinsel boyutlarıyla oluşunca, bütün bir varlık dünyasının Yaratıcısını tanımaması mümkün değildir. “Ben” bilincini elde eden kişi, İlmel yakin, aynel yakin ve hakkal yakin perspektifiyle anlar ki kendi varlığı mukayyet (mutlak varlıkla kayıtlı) ve mümkün olan varlıktır. Bu bilinç, bireyi şuna götürür: “Ben varsam, …

Devamı

O tünelde olabilirdim…

1990 yılı benim için önemli bir yıl olmuştur. İlkokuldan hemen sonra Vakfıkebir’de medrese usulü Arapça okuduğumdan, lise birde askere çağrılmaya başlamıştım ve okuduğum için hep tecil ettirerek askerliği ertelemiştim. Öğretmenlikte de askerliği erteleme işine devam ettim ve devletin bana tanıdığı 33 yaş sonuna gelip dayanmıştım. Kaçacak yerim kalmamıştı artık askere …

Devamı

Musa Efendi sofra tertibini önemserdi…

Musa Efendi hadis-i şerifte geçtiği üzere Ramazan’a hazırlanan bir insandı. Namaza hazırlandığı gibi… Bu hazırlanmayı bir şuur olarak söylüyorum. Yoksa abdest almak namaza bir hazırlıktır ama kalben de hazırlanmak gerekir. Musa Efendi’nin hayatında yapacağı her güzelliğe bir hazırlık safhası vardı. Yemeğe hazırlanışı bile farklıydı. Çünkü yemek de ibadet hayatımızın, kulluğumuzun …

Devamı

Kur’an’ı anlamadan okumak sevap değil mi?

Son zamanlarda daha da ateşlenen bir tartışma var. “Manasını bilmiyorsan Kur’an okumak caiz değildir” diye bir şey söylüyorlar. Ya da bunun faydasız bir şey olduğunu, bunun bir sevabının olmayacağını iddia ediyorlar. Böyle diyenlere cevabım şu şekildedir: İnsan üç istekten dolayı Kur’an-ı Kerim’i okur. Birincisi; onun manasını anlamak için okur. İkincisi; …

Devamı

Zindanda da sarayda da muhsinlerdendi

Yusuf Suresi’ni okurken aynı ayetin iki farklı yerde tekrar edildiğini gördüm; bu da benim dikkatimi celbetti. Bu ayetlerde Hazreti Yusuf aleyhis selam’a hitab ediliyordu. İşin ilginç tarafı bu hitaplar vaki olduğunda Hazreti Yusuf iki farklı konumda idi. Birincisinde zindanda bir mahkûm, ikincisinde ise Mısır’ın azizi idi. Hazreti Yusuf  küçük bir …

Devamı

Sufilere göre tövbe kapısı…

Sâlik, ihlâs ve amel bütünlüğü içerisinde ilâhî rızaya ulaşmayı amaçlayan ve bu amacına ulaşmak için nefis, şeytan, dünya ve şeytanlaşmış insanlar gibi engelleri aşmayı hedeflemiş kimse olarak tanımlanmıştır.1 Sâlik, rızâ-yı ilâhîye ulaşabilmek için manevî bir yolculukla bahsedilen engelleri aşmayı hedefleyen kimsedir ki onun bu yolculuğuna seyr ü sülûk denilmektedir.2 Bu …

Devamı

Bedri Gencer hocanın babası ne demiş?

Biz küçükken namazda takke takmamız gerektiği hususunda bizi uyaran hocalarımız olurdu. Bu konuda bir duyarlılık vardı. Günümüzde bu uyarıyı yapan neredeyse hiç kimse kalmadı. Ben çocukken bir gün başı açık olarak namaz kıldığımda, kendisi de hoca olan rahmetli babam Niyazi Gencer bana dedi ki: “Oğlum, erkeklerde başı açık olarak namaz …

Devamı

Dünyevileşmeye karşı zühd düşüncesi

İnsan, dünyalık şeylere karşı ne kadar asaletli olur ve tüketim konusunda bir çılgınlığın girdabına girmezse Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem’in müjdesine nail olur. Resulullah konuyla ilgili şöyle buyurmuştur: “Dünyaya karşı zahid ol ki Allah sevsin; insanların elindeki şeylere karşı zahid ol ki o zamanda seni insanlar sevsin.”1 Dünyaya karşı …

Devamı

Güzel insanlar hala var…

Kurban bayramının üzerinden bir kaç hafta geçmişti. Rahmetli annem uzun zamandır yatalak durumdaydı. Akrabalarımdan bir çift ziyarete gelmişler. Muhabbet esnasında kurban bayramı yeni geçtiğinden olsa gerek mevzu kurban meselesine geldi. Oradan küçük baş hayvana gelindi. Annem koyun etinin yemesinin güzel olacağından falan bahsetti. Küçükken baya bir küçük baş hayvanları varmış …

Devamı

Üç Aylarda ne yapalım?

Müslümanlarda farklı bir heyecan ve hissiyatın yaşanmasına vesile olan Üç Aylar, yani Recep, Şaban ve Ramazan ayları pratik olarak Müslümanların kültürel hayatında olduğu gibi teorik olarak klasik kaynaklarda da bir şekilde yer bulmuştur. Üç ayların ilki olan Recep ayı, aynı zamanda savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir. Müslüman âlimlerimizin …

Devamı

Hafız Musa amca hep yere bakardı…

Hafız Musa Taşdemir 1928 yılında Gümüşhane’nin Köse İlçesi’nde doğdu. Ailenin en büyük çocuğuydu, ondan sonra yedi kız bir de erkek kardeşi doğdu. Küçük yaşta dayısının himayesinde büyüdü. Ailesinden uzak olduğu için asabi, hırslı ve çok çabuk sinirlenen bir hal aldı. İstemediği halde babasının baskısı ile hafız oldu. Annesi de hafızdı …

Devamı

Sınırda başıma gelenler…

Bir gün görev yaptığım okulda Müdür Bey ve başyardımcısı beni çağırarak müdür yardımcısı açığı olduğunu ve benim bu görevi kabul edip etmeyeceğimi sordular. “Siz nasıl uygun görürseniz hocam, uygun görüyorsanız ben de kabul ederim” dedim ve ertesi gün Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hep beraber gittik, görüştük ve kendi okulumda artık …

Devamı