
Uzun yıllar tıp eğitimi almışsınız, hastalığı tespit ediyorsunuz. Fakat ilaç yazmaya geldiği zaman doğru ilacı yazamıyorsunuz. İşte bizim Fıkıhsız münevverlerimizin hâli budur.
Toplumdaki bozulmanın ve ahlaki çöküntünün çözümü, sizce ahlak eğitimi midir, değerler eğitimi midir? Ya da Nevzat Tarhan’ın dediği gibi çare erdem ahlakı eğitimi midir?
Şeytan size önce en en büyük yanlışı gösterir. O yanlışa düşmezseniz ardından doğruya en yakın yanlışı gösterir. İşte o yanlış, adam akıllı bir din eğitimi vermek yerine değerler egitimi, erdem ahlakı vs gibi paralel bir eğitim vermektir.
Çin ve Japonya’nın 4-6 yaş karakter eğitimine önem vermesi normaldir. Veya Hindistan’ın değerler eğitimine önem vermesi de normaldir. Çünkü onlar İslam nimetine sahip değiller. Biz ise İslam nimetine sahibiz, değerler eğitimi gibi şeyleri parlatmamız biraz ayıp oluyor. Hatta çok ayıp oluyor.
“İslam ahlaķı” yerine “değerler eğitimi” veya “erdem ahlakı” verme düşüncesinin temelinde, sekülerizm ve laiklik gibi topluma dayatılan ideolojiler yatmaktadır. İslam’ı da aynı Hıristiyanlık gibi “ahlak dini”ne indirgemek isteyen din mühendisleri, çare olarak “değerler eğitimi” gibi doğruya en yakın yanlışları piyasaya sürmüşlerdir.
Bu proje yeni değjldir. Malesef uzun yıllardır din dersleri sadece ahlak üzerinden verilmiştir. Bugün siyer kitapları ahlak üzerinden yazılıyor ve İslam’ı sadece ahlak dini olarak görmek isteyenleri memnun ediyor.
Bugün herhangi bir çocuğa “peygamber” deyince kafanızda ne çağrışıyor diye sorduğunuzda doğruluk, dürüstlük gibi erdemleri sıralıyor. Bazılarının hoşuna gitse de bu durum aslında sekülerizmin içselleştirme çabalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün adam akıllı İslam’a sarılmaktan başka bir çözüm yoktur. Ahlaksızlığı, okullardaki vahşeti değerler eğitimi gibi paralel dinlerle önleyemezsiniz. Bizim inancımıza göre iman ve ahlak bir bütündür. Çocuklara verilmesi gereken eğitim de değerler eğitimi değil İslam ahlaķıdır.
Hindistan’da şurda burda ortaya çıkan değerler eğimi gibi projelere alet olmak yerine İslam’ın bütünlüğu içinde bir “ahlak eğitimi” vermek daha doğrudur. Aksi takdirde batının sekülerleştirme ve “ahlak dini” üretme projelerine farkında olmadan alet olursunuz.
Emekli Talim Terbiye Kurulu üyesi ve aynı zaman İslam alimi olan Dr. Mehmet Sürmeli hoca Din Dersi kitaplarının “ahlak dini” çercevesinde tasarlanmasına karşı çıkmıştı. Özellikle cihadın müfredata girmesi için mücadele vermişti. Peygamberimizin Hayatı kitaplarınındaki masalsı anlatımın da tehlikelerinin farkındaydı.
Ona göre Peygamberimizin tebliğ ve tevhid mücadelesi İslam’ın bütünlüğü içerisinde anlatılmalıydı.
Malesef çok ciddi şekilde Peygamber algısı da yanĺış bir şekilde verilmekte, batılıların istadiği “ahlak dini” formatından taviz verilmemektedir. Malesef etkili yetkili kişiler dindar da olsa bu tuzskları anlamaktan uzaktır.
Bütün bir neslin din ve peygamber algısını sekülerleştiriyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz.
Aydın Başar/ İrfanDunyamiz.com
Şahsiyet Gelişimi↗
Müslümanca hassasiyetlerle yazılmış kişisel gelişim yazıları okumak için tıklayın.
Adab-ı Muaşeret↗
Sosyal hayattaki edep ve görgü kurallarına dair yazıları okumak için tıklayın.
İrfan Dünyamız Kendi İrfanımızı Keşfet!
