Nimetullah hocayı gördüm rüyamda... Japonya Fatih'i Nimetullah Yurt Hoca... Hacı Hasan Efendi hangi kitabı tavsiye etmiş... Sultan Nine Ramazan'ı böyle karşılardı Yaşar Kandemir hocamızın Hadis nöbeti... Sultanlara eğilmeyen alim İmam-ı Rabbani... Hafız Zekeriya Kul Büyük Doğu hayranıydı... İsmail Ketenci hoca çok hafız yetiştirdi... Hacı Hasan Efendi ve davet anlayışı... İmam-ı Rabbani'den alimleri titreten nasihatler... Eyüpsultan’da bir Allah dostu... Mahir İz hocanın unutulmaz cevabı... Veliler bahçesinin iki güzel mürşidi... Hacıveyiszade'nin gülleri... Uğur Erman hoca gönüllerde iz bıraktı... Gizli bir alim İsmet Demir Hoca... Akşemseddin'in Fatih'e mektubu... Mert insan Muhsin başkan... Risale-i Nur medresenin malıdır... Senegalli sûfi mücahid Şeyh Ahmedü Bamba... Gaziantep'in kandillerinden Şeyh Hasan Arslan Efendi... Hüseyin Küçükkalay hocamızdan hatıralar... Adil Özberk hocanın sesi yankılanır Gaziantep'te

Yayın Akışı

Üzüntü ve endişeden kurtulabilirsin!

İbnü’l Kayyım -Allah kendisinden razı olsun- şöyle buyurdu: Üzüntü Kur’an-ı Kerim’de sadece nehiy olarak gelmiştir, Allah Teala’nın şu ayetindeki gibi: “Gevşemeyin ve üzülmeyin” (Ali İmran, 139) Veya olumsuz gelmiştir: “Onlar için korku yoktur onlar üzülmezler de…” (Ahkaf, 13) Bunun sırrı şudur: Üzüntü, şeytanın en sevdiği şeydir. Ademoğlunun yolunu yarım bırakması …

Devamı

Sufilere göre nefis terbiyesi…

Sûfîler tarafından nefs; “Kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife” şeklinde tanımlanmıştır.[1] Tanımdan da anlaşılacağı üzere sûfîler, nefsi şerrin kaynağı, kötülüklerin temeli olarak kabul etmişlerdir.[2] Sûfîler, nefsi Allah’ın rızasına ulaşmak için aşılması veya frenlenmesi gereken unsurların başında görmüşlerdir. Onlara göre nefsin Hakk’ın rızasına uymayan …

Devamı

Konuşacak hâlim yok, susuyorum…

Bir zaman Gaziantep’e bir freze makinesi getirmiştim. Ayakkabı üretenler, ürettikleri ayakkabıları bize getirirler, biz bunların kenarlarını, topuklarını ve altlarını düzeltir, boyar tekrar veririz. Herkes getirdiği işin çok çabuk yapılmasını ister, biz de “şu saatte biter” diyerek sıraya koyardık. Sistem böyle çalışırdı. O zamanlar bir oğlum vardı, ismi Mahmut. 17 aylıktı. …

Devamı

Sami Efendi hazretlerini ziyaretim

Tahtakale’de Niğdeli Mustafa Efendi vardı, ay gibi güzel bir adamdı, nuraniydi… Gömleğin beyazı gibi bembeyazdı. Bir yerde arkadaşlara soruyordum; “Sami Efendi’yi nerde görebiliriz” diye… Bana Mustafa Efendi’yi tarif ettiler. Dedim ki; “Ben onu tanıyorum, ben ondan alüminyum alıyorum.” Sami Efendi onun defterlerini tutuyor geçimi sağlıyormuş, Bunun üzerine Mustafa Efendinin yanına …

Devamı

Konağın önündeki irfan dersi…

Yıllar geçmesine rağmen hala unutamadığım ve ibretle, şükürle andığım olay 70’li yılların sonlarında Aksaray’da gerçekleşti. Günlerden pazartesiydi. İlkokul 5. sınıfa gidiyorum. Sabah erkenden okula gitmek için hazırlandım. Evimiz Çerkez Mahallesi’nde Sözeri Sokakta bulunuyordu. Aksaray Cumhuriyet İlkokulu‘na gitmek için o zamanlar Park Pastanesi’nin bulunduğu sokaktan geçeceğim, yolda yürürken bir davul sesi …

Devamı

Çocuklar hep hayırlısını isteyin

Kerim ve ailesi sabah erkenden kalktı. Kerim annesi babası kardeşi hep birlikte anneannesini hastaneye götürecekti. Hemen hazırlandılar. Ve arabaya binip hastaneye doğru yola çıktılar. Kerim çok akıllı ve zeki bir çocuktu. Yol boyunca kitap okudu. Hastaneye vardılar. Annesi ve anneannesi hastaneye girdiler. Kerim biraz uyudu. Kerimin babası Salih Bey Kerimin …

Devamı

Sakallı kardeş şöyle öne buyur!

1901 yılında doğan Hacı Şaban Efendi (v. 15 Eylül 1992) Bayburt’un yetiştirdiği en önemli maneviyat büyüklerindendir. İslam’ı tavizsiz yaşaması ve sünnet-i seniyeyi harfiyen tatbik etmesiyle bilinen Hacı Şaban Efendi, tanıyanların anlattıklarına göre çok heybetli bir zattır. Gözlerine bakmaya bile cesaret edemeyen müritleri, onun o heybetli görüntüsünün ardında çok merhametli bir …

Devamı

Nazarın böylesini duymadım…

Kaynarca‘daki evimizde otururken, babacığım bana memleketten kestane balı göndermişti. Kestane balı çok şifalı, çok faydalı, çok güzel bir baldır. Fakat fazla yendiğinde insanı bayar, yani zararlı yönleri de vardır. Bir sabah baktım geç kalacağım, kahvaltı yapmadım, bir kaşık kestane balı yedim ve o şekilde okuluma gittim. Yazın güneşli bir havaydı. …

Devamı

Bir modern zaman Birgivî’si Mehmet Sürmeli hoca

Öyle insanlar vardır ki hakkında konuşup yazabilmek için uzun yıllar tanıyor olmak ve/ya birlikte olmak gerekmez. Dr. Mehmet Sürmeli Hoca da böyle biri. Kendisi ile uzun yıllar birlikte bulunmuş, pek çok sohbetine katılmış biri değilim. Öğrencilik sebebiyle Ankara’da bulunduğum 2008-2012 yılları arasında birkaç sohbetine katılıp, kendisi ile ayaküstü kısacık muhabbet …

Devamı

Seccadem şahidim olsun…

Hayat ne kadar hızlı geçiyor. 1989 yılında Senegal’e gitmiştim. Elçilik görevlilerine namaz kılmak istediğimi söyleyip bana yardımcı olmalarını istedim. Arkadaşlar seccade bulamadılar, ama namaz kılabileceğim temiz bir kâğıt getirdiler. Öğle namazının sünnetini kılarken, uzun boylu esmer bir Senegalli geldi, yüksek sesle bir şeyler söylemeye başladı. Senegal, Fransa’nın sömürüsünde kalmış bir …

Devamı

Modern Mürcie ve çarpık amel anlayışı

İmanı güçlendiren ve onu ihsan hâline çıkaran şey; marifette yakin ve salih amellerdir. Bu nedenle Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem; “Sizin en takvalınız benim, çünkü Allah’ı en iyi bileniniz benim”[1]buyurmuştur. Sadece marifetle yetinmeyen Allah Resulü’nün bizzat kendisi de; “Ölene (yakin kendisine gelene) kadar”[2] ibadetle emir olunmuştur.[3] Bu emrin gereğini …

Devamı

Anneannemin huzurunda…

Umre dönüşü anneannem havaalanında bizi beklerken oradaki banklara uzanmış öylece uyuya kalmıştı. Uyurken seyrettiğim nurlu çehresi sanki o mübarek beldelerin tüm güzelliklerini yansıtıyordu. Miraca çıkmış Cennet‘i Cehennem‘i görmüş de gelmiş gibiydi. Yüz ifadesi söz ile anlatılamayacak hakikatlerin tercümanıydı. İnsan ancak o topraklara yüzünü sürerek böylesine güzelleşebilirdi. Ben havaalanına gidene kadar kalabalık toplu …

Devamı

Cemaatin arasında öyle birisi vardı ki…

Boyabat İmam Hatip Lisesi‘ndeyken bir hocamız; “Evladım, bulunduğunuz görevin yahut yaptığınız vazifenin hakkını verin” demişti bizlere… Bu söz öylesine benliğimde yer etti ki hayatımın her döneminde canla başla çalışıp İslam davası adına bir şeyler yapmalıyım diye düşündüm. Bu düşünceyle bilhassa gençlik çağımda kendimi daha fazla geliştirip insanlara Allah’ın dinini en …

Devamı

İyiler herkesi iyi sanır

Yıllar önce bir Eyüp Sultan ziyareti esnasında emekli bir imam efendi ile tanışmış ve beş dakika kadar kendisi ile sohbet etmiştim. Hayatımda bir defa gördüğüm bu hocamızdan dinlediğim bir hatıra var ki hüsn-ü zan ve sûi zan konusu açıldığında hep aklıma gelir ve anlatırım. Buyurun olayı kendisinden dinleyelim:  “Bir gün …

Devamı

Bir fotoğrafın hikayesi…

İskilip’te bir köşebaşı dükkanı… Resim ’de gördüğünüz yer, İskilip’te Hamamönü caddesi ile Dikiciler caddesinin birleştiği köşebaşıdır. Çocukluğumdan bu yana bende hatırası olan, unutamadığım yerdir. Dikiciler caddesi tarafında bulunan kırmızı boyalı dükkân, dayımın saraç dükkanıdır. Daha sonra saraç Bekir Çorsuz dayım bu dükkânı, oğlu İsmail Çorsuz‘a devretmişti. 1963 yılında boş gezmeyeyim …

Devamı