Nasrettin hocanın tilkiye cezası

Nasrettin Hoca’ya bir gün köylüler gelip tilkiyi şikâyet ederler. Derler ki:

– Hocam bu tilkiden bıktık, usandık artık… Geceleri gelip tavuklarımızı, kazlarımızı götürüyor. Okuyacak mısın, üfleyecek misin, dua mı edeceksin? Ne yapacaksan yap, bizi bu tilkiden kurtar.

Nasrettin Hoca onlara demiş ki:

– Siz onu yakalayın bana getirin, ben ona gereken cezayı vereceğim.

Tabi köylüler bir tilkiyi yakalamanın ne kadar zor olduğunu biliyorlar. Fıkra bu ya, tilkiyi yakalayıp Hoca’ya götürmüşler. Hoca tilkiyi sağa çevirmiş sola çevirmiş, şöyle bir bakmış:

– Seni yaratan da ne güzel yaratmış, demiş.

Bu arada da sarığını çıkartmış, tilkinin kafasına geçirmiş, sonra da onu salıvermiş.

Oradakiler bu işe çok kızmışlar:

– Yahu Hocam, biz onu güç bela yakaladık, sen ona hani bir ceza verecektin. Onu saldın, gitti, demişler.

Hoca da demiş ki:

– Ben ona en büyük cezayı verdim. Şimdi dağa gittiği zaman, bir yanlış yaptığında ona sürekli diyecekler ki: “Başındaki sarığından utan, sen nasıl bu yanlışları yapıyorsun?” Bu ceza da ona yeter…

İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: Her mü’minin davranışlarıyla ve yaşantısıyla İslam’ı temsil edebilme seviyesine yükselmiş olması ideal olandır. İman ve amel bütünlüğünü yakalaması, ait olduğu değerlerle yaşantısının çelişmemesi gerekmektedir. Her mü’min İslam’ı temsil ettiğini bilmeli ve bu bilince yakışacak şekilde hareket etmelidir. Cenab-ı Allah bir ayet-i kerimede bizi şöyle uyarıyor: “İnsanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?” (Bakara, 44) Onun için biz inananların öncelikle bildiklerimizi önce kendimizin uygulaması gerekiyor. İnsanlara bir türlü söyleyip kendimiz öbür türlü yaparsak, bize de fıkradaki gibi “sarığından utan” diyebilirler. Bu fıkradan anladığımız kadarıyla önce kendimiz İslam’ı temsil etme şuurunu kazanmalı, sonra da çocuklarımızı bu şuurla yetiştirmeliyiz. “Evladım sen Müslümansın, yalan söyleyemezsin. Yavrucuğum sen Müslümansın her sözün doğru olmalıdır” gibi cümlelerle çocuklarımıza İslam’ı temsil etme şuurunu aşılamalıyız. Peygamber Efendimiz alimlerin Peygamberlerin varisi olduğunu bildirmiştir. Bu fıkrada aynı zamanda hoca olmanın büyük bir sorumluluk olduğu çok veciz bir şekilde anlatılmıştır. O sarığı, o cübbeyi taşımak kolay değildir.

İrfanDunyamiz.com

Şunlara Gözat

Ahmet M Ziylan’dan İki Çift Söz Yeter

Çocukken dedelerimiz ve ninelerimiz bize bazı hikâyeler anlatırlardı. Çok güzel ve tesirli mesajları olurdu bu …

Hafız Halil Necati Coşan Efendi

Halil Necati Efendi, 1906 yılında (Rûmî 1322) Ahmetçe Köyü’nde doğdu. Babası Molla Mehmed’dir. Ailenin ikinci …

Çocuklar M. Yaşar Kandemir okumalı…

Bir müddettir seçmeli ders olarak okutulan “Siyer-i Nebi” yani “Peygamberimizin Hayatı” dersi, geleceğimiz ve yeni …

Her gösteri masum mudur?

Niçin toplandıklarını ve ne istediklerini bilmeksizin kendilerini yöneten ve yönlendiren toplum mühenislerinin gazıyla meydana çıkan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.