Ebedî hayatını düşün…

Varlık dünyasındaki soyut ve somut tüm ögeler, iki kutupludur: Artı (+) ve eksi (-), pozitif – negatif, erkek – dişi, madde – mana, ruh – beden, fizik- metafizik, dünya – ahiret şeklinde özetlenebilir. Öte dünya demek olan ahiret hayatı, ebedidir. Yani, sonsuz dur. Sonsuz kavramı, ciddi bir kavramdır. Dile kolaydır. Sonsuzluk kavramını dünyevi ölçülerle izah etmek gerekirse, şunu demek lazım:

İlk insandan günümüze ve günümüzden de kıyamet gününe kadar gelmiş geçmiş ve gelecek tüm insanların hayatını toplarsak, sonuçta şu kadar trilyon yıl ya da şu kadar kattırılyon yıl denecektir. Bu toplamın matematikteki karşılığı sonlu bir rakamdır. Bu rakam M harfi ile ifade edilir. Dolayısıyla sonlu rakam, sonsuz rakamdan küçüktür. Bunun matematikle izahı Şudur: M< sonsuz.

Bu müthiş bir şeydir. Bunun anlamı şudur: Her birimizin öte dünya (ebedi) hayatı tek başına, bu dünyaya gelmiş geçmiş ve gelecek tüm insanların dünyadaki toplam hayatından daha büyük bir hayata karşılık geliyor. Ebedi hayatı bu şekilde anlayan ve inanan bir insanın, bu hayatı tehlikeye atacak olumsuz davranışlarda bulunması, haksızlık yapması düşünülebilir mi? Akıllı ise mümkün değil. Akıllı değilse, zaten mazurdur (özürlüdür).

Ebedi hayat

Ebedi hayata inanmak, fıtratın (yaratılış) gereğidir. Her insanın özünde, ruhunda ebedi yaşama arzusu ve güdüsü vardır. Bunun karşılığı ebedi hayattır. ”Tahkiki” bir imanla, yani İlmel yakin, Aynel yakin ve Hakkel  yakin derecesinde soran- soruşturan- sorgulayan ve analiz eden bir perspektifle ebedi hayata inanan bir insanın bu dünya hayatı bir başka olur.

Çünkü dünya hayatı o zaman bir anlam kazanır. Bu dünyada tüm yaptıklarından, yapabilip de yapmadıklarından sorgulanacağını bilen bir bireyin yanlışlık yapması, sorumsuzca hareket etmesi beklenebilir mi? Dolayısıyla ebedi hayat inancı, insanların yaşadıkları hayatı daha sorumlu, daha dengeli ve anlamlı bir şekilde yaşamalarını sağlar.

Ebedi hayat inancı, erdemli insanı inşa eder. Erdemli insanın ufkunu ve yüreğini açar. Erdemli insanın inşası, akıl ve düşüncenin inşasından geçer. İnsan varlık dünyasında hem inşa olma hem de inşa etme kapasitesine sahiptir. Hayatı inşa etmede özne durumunda olan insan, iki kutuplu bir fonksiyona sahip olarak, hem yetkisi hem de sorumluluğu olan bir varlıktır.

Küçük evren

İnsanın yaratılışının ne kadar kompleks ve harika olduğunu göremeyen ve dirilişin nasıl olacağı konusunda kafa yoranlar vardır. Bilimsel olarak şunu iyi biliyoruz ki, bir icadın orijinal zordur ve çok değerlidir. İcat söz konusu olduğunda daha sonrakiler kolaydır ve değer bakımından düşüktürler. Küçük evren demek olan insanı yaratan Yüce Allah, bütün insanlığı tekrardan yaratması (diriltmesi) çok kolaydır. Hayat Kitabımız Kur’an-ı Kerim şöyle der: ”Bütün insanları yaratmak ve diriltmek, tek bir insanı yaratmak gibidir.” (Lokman, 28)

Yazılarımda şu ayete çok dikkat çekerim: “Allah, ölüm vakitleri geldiğinde insanları vefat ettirir, ölmeyenleri de uykularında ölmüş gibi yapar. Ölümüne hükmettiklerini tutar, diğerlerini ise belli bir süreye kadar (hayata) salar. Kuşkusuz bunda iyice düşünenler için dersler vardır.” (Zümer, 42) Bir yönüyle Yaratıcı bize şu mesajı veriyor:

”Bak kulum. Her 24 saatte bir seni öldürüyorum ve diriltiyorum. Benim yanımda bu kadar basittir. Bütün bir insanlığı öte dünyada tekrar diriltmek (yaratmak) bu kadar kolaydır. Bu konuda en ufak bir şüphen olmasın. Sen sen ol, ebedi hayatını tehlikeye atma. Sorumluluk bilinciyle hareket et. Yeryüzüne gelmiş-geçmiş ve gelecek tüm insanların bu dünyadaki toplam hayatından daha büyük bir hayata karşılık gelen ebedi hayatını kazanmaya bak. Bunun için yapacağın tek şey erdemli bir hayat yaşamaktır. Bu erdemli hayat, dünya hayatınızı da yaratılışa uygun tarzda anlamlandırır”.

İki dünyalı olanın ufku geniş olur. İki dünyalılık, bir ayrıcalıktır. İki dünyalı olanın bu dünyası, fıtrata (yaratılışa) uygun tarzda inşa edildiğinden, dünya hayatı da mükemmel olur. Üstad Bediüzzaman’ın ifadesiyle; ”Meşru dairedeki keyif, keyfinize kafidir.” Geniş ufuklu ve geniş yürekli insanın bakış açısı da geniş olur. Ancak bu geniş bakış açısıyla, iki dünya tasavvuru mümkün olabilir.

Prof. Dr. Şemsettin Dursun/ İrfanDunyamiz.com

Şahsiyet Gelişimi↗

Müslümanca hassasiyetlerle yazılmış kişisel gelişim yazıları okumak için tıklayın.

Adab-ı Muaşeret

Sosyal hayattaki edep ve görgü kurallarına dair yazıları okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Dinlerini tahrif edenler…

Kur’an-ı Kerim dindeki tahrifat süreçlerinden bahsederken Ehl-i Kitab’tan örnekler vererek Müslümanları bu konuda uyarır. Yüce …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.