Değerli babalar bu satırlar sizler için…

İşimize kendimizi kaptırıp çocuklarımızı ihmal ederek; “Ben onlar için para kazanıyor ve onların geleceği için gece gündüz koşturuyorum” dememiz aslında ne kadar mantıksız bir mazeret beyan ettiğimizi gösteriyor. Çünkü çocuklar zaten Allah’ın izniyle büyüyünce yollarını bulurlar. Asıl şimdi babalarıyla oyun oynamaya, muhabbet etmeye, gezmeye ve sohbete ihtiyaçları var.

Çocuğumuzun elbiselerini alıp, karınlarını doyurup ve iyi bir okula da yazdırdığımızda babalık vazifemizi yerine getirmiş olmuyoruz. En az bunlar kadar hatta daha fazla yüreklerindeki sevgi ihtiyacını karşılamak zorundayız. Öyleyse bu sevgiyi nasıl vermemiz gerektiği üzerine düşünmemiz lazım. Elbette eve bazen yorgun geliyoruz. Ne eşimizle ne de çocuklarımızla konuşacak halimiz kalmıyor.

Ama yarım saat bile olsa çocuklarımızla telefonları televizyonu kapatarak, göz göze diz dize çay eşliğinde bir muhabbet etmemiz ve günün değerlendirmesini yapmamız beraberce bir kitap okumamız ne kadar fayda sağlayacaktır. Çocukluk dönemini kaçırdığımızda, geçmiş olsun, artık zaten böyle bir imkanı bulmak çok daha zor hale gelecektir. Çünkü yaşları büyüdükçe çocukları etrafımızda gördüğümüz dakikalar azalacaktır.

İzin günlerimizde mümkün olduğunca başka arkadaşlarımızla değil kendi ailemizle program yapmamız; bazen tüm gün bazen yarım gün onları mesireye ve ziyaretlere götürmemiz hem muhabbet bağının güçlenmesine hem de çocuklarımızın bizim üzerimizdeki haklarını yerine getirmemize vesile olacaktır. Çocuklarla geçirdiğimiz her bir dakika inanın elmas kıymetindedir.

Onlar emanettir

Baba demek sorumluluk demektir. Ailemiz Allah’ın bizlere birer emanetidir. Yüce Rabb’imiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.” (Tahrîm, 6)

İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Âmir memurlarının çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idâre ettiklerinizden sorumlusunuz.” (Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20; Müslim, İmâre 20; Ebû Dâvûd, İmâre 1, 13; Tirmizî, Cihâd 27)

Çocuklarımızın hem dünyevi hem de ahiret anlamında kendi sorumluluklarını yerine getirebilecek seviyeye getirmek için çalışmak anne babaya verilmiş bir ödevdir. Ebeveynler bir yandan çocuklarının eğitim hayatları veya bir sanat dalında ilerlemesi için mücadele verirken, diğer taraftan da Allah’ını bilen peygamberini seven ve kulluk vazifelerini yerine getiren bir Müslüman şahsiyet olarak yetiştirmeye gayret göstermeleri gerekir.

Allah azze ve celle’nin “kavvam” olarak tanımladığı evin yöneticisi durumunda olan babanın sorumluluğu elbette daha büyüktür. Her Müslüman baba bunun bilincinde ve şuurunda olmalıdır. Ailesinden kıyamet günü muhakkak hesaba çekilecektir. Öyleyse şu hususlara dikkat edersek Rabbimizin rahmetiyle hesabımızın da kolay olacağını ümit ediyoruz:

  • BABA EVVELA ÖRNEK OLMALI

Evlatlarımız nasihatten ziyade gördüklerini yaparlar ve babalarının ayak izini takip ederler. Öyleyse evvela kendimiz örnek olmaya gayret göstermemiz gerekiyor. Mesela namaza son derece dikkat etmeli mümkün mertebe cemaatle namaza katılmalı ve zamanında kılmalıyız ki çocuğumuz bizdeki bu hassasiyeti görüp kendisi özensin ve namaz ehli bir genç olsun.

  • BABA MERHAMET VE DİSİPLİNDE ÖLÇÜLÜ OLMALI

Elbette babanın evde otoritesi olmalı. Ciddi olması gereken noktada da ciddi olabilmelidir. Ama eşine çocuklarına karşı son derece şefkat ve merhameti ön planda tutmalıdır. Eğer hep katı, her şeye öfkelenen nerede, ne zaman ve ne tepki vereceği belli olmayacak kadar ölçüsüz olursak, hem örnekliğimiz ortadan kaybolur hem de sözümüzün tesiri azalır. Yani evlatlarımız bize sevdiklerinden dolayı derin bir saygı duymalı, korkuya dayalı saygı ise geçici süre geçerli olacaktır. Velhasıl çocuklarımıza kendimizi sevdirmeliyiz Allah’ın izniyle.

  • BABA AİLESİNE MUHAKKAK ZAMAN AYIRMALIDIR

Bir baba olarak ailemize muhakkak zaman ayırmamız gerekiyor. “Zamanım yok işim çok” bahanesi hiçbir şekilde geçerli bir mazeret değildir. Hatta ailemize ayıracağımız zamanı planlamalıyız. Mesela iki güne bir 20.00’da yarım saat tefsir/ hadis okumaları yapacağız. Cumartesi akşamı film izleyeceğiz. Pazar günü kahvaltıdan sonra muhakkak sahabe hayatı okuyacağız. Buna benzer plan ve programımız olursa daha iyi olur.

Özellikle çocuklarımıza uygun yeni bir film çıktığında bunu değerlendirelim ve ailecek sinemaya gidelim. Bir mesire, gezi, düğün ve akraba ziyaretlerini ailecek yapmaya gayret gösterelim. Yavrularımızın bizlerle beraber hatıraları çoğalsın. Özellikle apartman yığınlarının arasında yetişen ve sokakta oynama imkanı bulamayan yavrularımız için bu tür etkinlikler çok faydalı olacaktır.

  • BABA ÇOCUĞUNA SEVGİSİNİ GÖSTERMELİ

Çocuklarımızı takdir etmeyi, sarılmayı, öpmeyi ve teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim. Bir hatalarını düzelteceksek doğru bir üslupla ve doğru bir zamanda bunu yapalım. Başkalarının yanında küçük düşürmeyelim. Onları dinlemek ve konuşmak sevgimizin en önemli göstergesidir. Babası tarafından dinlenildiğini ve önemsendiğini hisseden bir çocuk, değerli olduğunu düşünür ve özgüveni artar.

Dinlenilmeyen, konuşulmayan, söze başladığında azarlanan ve hiçbir fikri sorulmayan bir çocuk ise psikolojik açıdan olumsuz yönde etkilenecektir. Hiçbir baba böyle bir vebal almamalıdır. Ayrıca baba dediğin otoriter olur, babanın bir ağırlığı olur gibi düşüncelerle çocuklarla araya mesafe koymak baba çocuk ilişkisinde çok derin yaralar açabilir.

  • BABA KENDİNİ YETİŞTİRMELİ VE HATALARINI GÖREBİLMELİ

Babalık büyüklerimizden edindiğimiz tecrübelerden istifade ederek yerine getirebileceğimiz bir sorumluluktur. Fakat günümüzde farklı imtihanlarla karşı karşıya kaldığımız için uzmanlara da kulak vermekte fayda vardır. Kitap okuyarak babalık üzerine tefekkür etmeli ve kendimizi yenilemeliyiz. Özellikle şu eserleri okumanızı tavsiye ederim:

– Prof. Dr. Saffet Köse’nin “Baba Yoksunluğu”
– Muzaffer İnanç “Babalık Sanatı”
– Şaban Karaköse/ Rukiye Karaköse “Çocuğun Eğitiminde Baba Etkisi”
– Ebubekir Ertem “Kariyer De Yaparım Babalık Da”
– Aile Reisi Olarak Peygamberimiz (Akademisyen heyet tarafından derlendi)

  • BABA EŞİNE GEREKLİ SAYGIYI GÖSTERMELİ

Baba anne ile yani eşiyle ne kadar iyi geçinirse muhakkak bu muhabbet çocuklarının eğitimine de yansıyacaktır. Çocuklarının önünde devamlı kavga yaparlar ve birbirlerine hakaret ederlerse bu durum çocukların ruhunda olumsuz yönde izler bırakacaktır. Eşlerin birbirlerine olan saygıları çocuklarının eğitiminde çok önemli bir rol oynamaktadır.

Bundan dolayı baba eşine iyi davranmalı, hanımından da kendisine saygı gösterilmesini talep etmelidir. Bu konuyu eşler kendi aralarda konuşup anlaşmalıdırlar. Eğer eşler boşanmış iseler bu süreç kolay olmadığından dolayı bir bilge kişilerden destek alarak ilerlemelerinde fayda vardır. En sıkıntılı çocuk tipinin anneler tarafından azarlanan babaların olduğu ailelerde yetiştiğini de unutmamak gerekir.

  • BABA ÇOCUKLARINA İYİ ÇEVRE KAZANDIRMALI

Bir babanın evlatlarına yapabileceği en büyük iyilik onlara güzel ortamlar hazırlamaktır. Alimlerin sohbetlerine götürmek, hocaların derslerine katılmak, fikir romanları okutmak ve gençlik merkezlerinde güzel arkadaş çevreleri kazanmalarını sağlamak gibi etkinlikler, özellikle gençlik dönemlerinde iyi bir çevrede büyümelerine ve yanlış yollara sapmadan korunmalarına vesile olacaktır.

  • BABA İNFAK EHLİ OLMALI

Bir babanın birazcık olsun imkanı varsa muhakkak bir yetimin hamileliğini yapmalıdır. Bunu yapamazsa da aylık maaşından bir miktar infak yapmayı ihmal etmemelidir. Hem kendisinin hem ailesinin sadakası niyetiyle hayırlar yapmalıdır. Bildiğimiz bilemediğimiz belaların def olması, ailemizin her türlü kem göz ve nazardan korunması açısından bu infaklar önemlidir. Elbette bunun yanında Efendimiz aleyhissalatu Vesselam’ın yaptığı günlük sabah akşam sığınma sureleri ve duaları okunmalıdır.

BABA DUA ETMELİ

Tüm bu hususlara dikkat etmekle beraber, Allah azze ve celle’ye tevekkül ve çocuklarının salih ve salihalardan olmaları için samimi dualar etmek babanın vazifesidir. Yüce Rabbimiz İbrahim aleyhis selam’ın dilinden bizlere önemli bir dua öğretiyor:

“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; Rabbimiz, duamı kabul et. Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve mü’minleri bağışla.” (İbrahim, 40-41)

Abdulkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Aile Okulu ↗

Mutlu evlilik ve huzurlu aile konusunu ele alan seçme yazılar okumak için tıklayın.

Çocuk Eğitimi ↗

Çocuk eğitimini batılı pedagojiyi esas almadan işleyen yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Japonya Fatih’i Nimetullah Yurt Hoca…

Onu tanıdığımda doksan yaşındaydı. Allah’ın garip bir kuluydu ama naz yapmıyor, vazifelerini büyük bir dikkatle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.