Akşemseddin’in Fatih’e mektubu…

Asıl adı Muhammed bin Hamza olan Akşemseddin Hazretlerinin Osmanlı Padişahımız Fatih Sultan Mehmed Han’a yazdığı nasihat ve tavsiyelerini içeren mektup:

Yerde ve gökte ilminden zerre kadar bir şey kaçmayan ve gizli kalmayan Allah’a hamd ettikten; O’nun mülkünde ve egemenliğinde O’nun dileğinden başka hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğine dair O’nu övüp yücelttikten sonra; kurtuluş yoluna giren, doğru yola uyan, küfür ve zulmün temelini yerle bir edip onları alçaltanların dualarının ardından,

Bu fakirin (benim) arzım şudur ki:

Lütfedip şunu bilin; dünya rahatlığı, ahiret rahatlığına kıyasla yok hükmündedir. Bedensel hazlar ise ruhani lezzetlerin yanında bir hiçtir. “Hiç” olan bu şeylere dönüp bakmayınız. Belaların en şiddetlisi önce peygamberlere, sonra velilere, sonra da idarecilere (halifelere) gelir. Peygamberlerin ve velilerin yoluna girmiş olduğunuzu büyük bir nimet bilip, başınıza gelen hiçbir beladan dolayı acı çekmeyiniz. Aksine bunlardan lezzet alınız. Çünkü Allah’ın kelamında (Kur’an’da), bir zorluk iki kolaylık arasında yer almıştır (İnşirah Suresi).

İnşallah en kısa zamanda zorluk kolaylığa dönüşecek, her taraftan düşmanlar kahrolup rezil olacaktır. Allah Teâlâ ile bu fakirin (benim) yanımda vermiş olduğunuz o sözler (ahitler) vardır; sakın ola o sözleri bozmaktan kaçınınız ki her zaman yardıma mazhar ve zafer kazanmış olasınız. Kimse sizinle olan ahdini bozmasın. Memleketin durumu sizin durumunuza bağlıdır. Çünkü sultanlar memleket için ruh gibidir. Bedende görülen her şey aslında ruhun eseridir. Siz kendinizi sıradan insanlar gibi görmeyiniz. Memleketi ıslah etmekten (iyileştirmekten) başka bir işle meşgul olmayınız.

Bu fakirin buralara gelmesi (sizden uzaklaşması), Padişahın mübarek gönlüne bir kırgınlık veya şüphe getirmesin. Anne ve babam birkaç kez mektup yazıp ardından adam gönderdiler; onların rızasını kazanmak için geldim. Umudum odur ki birkaç gün bu fakir anne-babamın rızasını alıp devletin bekası ve görkeminin artması için duayla meşgul oluruz. Eğer Padişah bizimle yüz yüze görüşmek isterse, inşallah ya biz oraya geliriz ya da Padişah bu tarafa gelir. Birlikte Arap diyarına gidip oraları fethederiz. Ancak Türkmenler konusunda gafil olmayınız (dikkatli olun), onların da ipini gevşetmeyiniz. Bunu böylece biliniz.

Kulların en zayıfı, Allah’ın rahmetine muhtaç

Akşemseddin (Muhammed Muhammed bin Hamza)

Akşemseddin (Muhammed bin Hamza)’nın Fatih Sultan Mehmed’e kendi el yazısı ile bazı nasihat ve tavsiyelerini İçeren mektubun aslı ise şu şekildedir:

Arz ve Semâ’da (Yerde ve Gökte) ilminden zerre miskâl (bir şey) kaçmayan/gizli kalmayana Hamd ettikten ve ardından Mülkünde ve Melekûtunda dilediğinden/meşiyetinden başka bir şey vakî/cari olmayana Senâdan ve kurtuluş yoluna/râh-ı necâta sâlik olup hidayete/Doğru Yola tâbi olanların, küfir ve zulmün esasını kahredip zelil edenlerin duâsından sonra,

Arz-ı fakîr budur ki,

Lutf idüp râhat-ı dünyevî râhat-ı uhrevîye nisbet bimenzile-i ademdir ve lezzet-i cismânî lezzet-i ruhâniye nisbet lâ şey’dir. Lâ Şey’ olan nesneye iltifat etmeyesiz. Eşedd-i belâ Enbiyâya, ba’deha Evliyâya ve ba’deha Hulefâyadır. Enbiyâ ve Evliyâ silkinde münselik olduğunuzu ni’met-i azîme bilüp hiçbir belâdan müteellim olmayasız.

Belki, mütelezziz olasız ki, Kelâmullah’da ‘usr-i vâhid yusreyn arasında vâki’ olmuşdır. İnşaallah, akreb zamânda ‘usr yusre müntehi olup her tarafdan a’dâ makhûr ve zelîl ola ve ol ahidler ki, Bâri-yi Taâlayla bu fakîr yanında vâki’ olmuşdır. Zinhâr ve zinhar anın nakzından hazr idesiz. Tâki, her zamânda mansûr ve muzaffer olasız. Ve hiç ehad sizinle ahdin nakz itmeye.

Memleketin ahvâli sizin ahvâlinize tâbi’dir. Zira, Salâtîn memlekete nisbet ruh gibidir. Bedene nisbet her nesne ki bedende zâhir olur bilhakîka rûhun eserlerindendir. Siz sizi sâyir halk gibi zannetmeyesiz. Islâh-ı memleketden gayrı nesneye iştigâl göstermeyesiz. Ve fakîn bu tarafa gitdiğine pâdişahın mübârek hatırına gubâre gelmeye ki, vâlideyn bir nice kerre mektûb göndermekden sonra adam göndermişler.

Anların rızâsın tahsil itmekçün geldik. Ümddir ki, birkaç gün bu fakîrlerin rızâsın alup ve devâm-ı devlet ve izdiyâd-ı haşmet duâsına meşgul olavuz. Eğer padişaha huzûr-i sûrimiz de maksûd olursa İnşaallah yâ biz anda varavuz yâ padişâh gele. Diyâr-ı Arab’ı varup bilece feth idevüz. Ammâ, Türkman’dan gâfil olmayasız, anın da ipin salıvermeyesiz. Bilmiş olasız.

Kulların en zayıfı, Allah’ın Rahmetine Muhtâc Muhammed

(Muhammed bin Hamza)

(Müfit Yüksel’in notu: Mektup ilkin 1938’de “Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi Kılavuzu”nun I. Fasikülünde tıpkıbasımı ile birlikte eksik ve bazı okuma hatalarıyla yayınlamıştır. Burada tam olarak ve okuma hatalarından âri olarak yayınlanmaktadır.)

Araştırmacı yazar Müfit Yüksel, asıl adı Muhammed bin Hamza olan Akşemseddin Hazretlerinin, Osmanlı Padişahımız Fatih Sultan Mehmed Han’a kendi el yazısı ile yazdığı mektubu kendi sitesinde orijinal metni ile yayınladı. Doç. Dr. Murat Kaya ise irfandunyamiz okurları için sadeleştirdi.

İrfanDunyamiz.com

Altın Öğütler ↗

Hayatınızı değiştirecek birbirinden faydalı altın öğütler okumak için tıklayın.

Dua Defteri ↗

Gönüllerin pasını silen birbirinden güzel dualar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Onu sevmekle ancak kemale ulaşır insan…

Nefis dünyayı ister, gönül ise Allah’ı arzular. Gönlünü Allah Teâlâ’ya verebilmişsen, bu, dünyadaki en büyük …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.