Bir garip tatlıcı: Bandırmalı Ali Öztaylan

Bandırmalı Tatlıcı Ali Efendi bir akşam dükkânın önünü süpürürken bir sarhoş geliyor. Adam içmiş, kendinden geçmiş.

Başlıyor saydırmaya, hakaretin bini bir para…

Sen şöyle bir adamsın, böyle bir adamsın, hakaretler hakaretler…

Tablo vahim, hakaretler yenilir yutulur cinsten değil.

Tatlıcı Ali Efendi sakin sakin dinliyor adamı.

Adam bağırmayı bitirince yavaşça koluna giriyor, tatlı bir dille: “Ohooo evladım, bunlar senin bildiklerin. Daha bende neler var neler!” diyor.

Tabii zavallı adam sabah olup ayılınca bu sefer bin pişman oluyor. “Ben böyle güzel bir insana o sözleri nasıl söyledim?” diye düşünüp üzülüyor.

Sonrasında bu adamcağızın hayatına çeki düzen verdiğini söylememe bilmem gerek var mı?

Bandırmalı Tatlıcı Ali Efendi‘yle Neyzen Tevfik aracılığı ile tanıştım dostlar. Çarpıldım desem sanırım az olur.

Mehmet Akif’in, Neyzen Tevfik’in, Tahirül Mevlevi’nin ve dahi döneminin bütün şair, yazar, mütefekkirlerinin gönül dostu bir sade adam Tatlıcı Ali Efendi.

Kimlerin gönlüne dokunmamış ki…

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan Necip Fazıl Kısakürek’e kadar herkes almış nasibini.

Kabrinde ise “incinmedi-incitmedi” yazıyor.

Sanki buram buram Yunus kokan bir Ademoğlu.

Madem o kadar anlattık edeben son sözü Tatlıcı Ali Efendi‘ye bırakalım.

O tatlı üslûbu ile sesini azıcık alçalttığını hayal ediyorum ve “Sırrı kader azizim, sırrı kader…” dediğini duyuyorum.

Efendim siz de bu sesten bu güzel Adem’den haberdar olun istedim.

Dr. Faruk Öndağ/ İrfanDunyamiz.com

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Değerli alimlerimizden bize kalan…

Değerli âlimlerimiz, günden güne dünyamızdan ayrılmaktalar. Efendimiz bir âlimin ölümünü bir kabilenin ölümünden daha fena …

Bir yorum

  1. Mübarek bir insandı. İslâm ahlâkının simgesiydi âdeta. Tekerlekli sandalyede olmasına rağmen, bir alim zatla şehirden şehire telefonla konuşurken bile, ayağa kalkardı. Tam bir Osmanlı beyefendisiydi. Sonsuz rahmet olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.