İmam Nevevi ve iki bereketli eseri

Güne başlarken ve biterken yani sabah namazı vakti ve akşam uyumadan önce yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’i okumaya gayret göstermeliyiz. Çünkü Kur’an’ı Kerim Rabbimizin kelamıdır. Okuyalım, tefekkür edelim ve yaşayalım diye yol gösterici ve hidayet rehberi olarak gelmiştir.

Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: “İşte kitap; onda asla şüphe yoktur. O, müttakiler/ takvâ sahipleri (günahtan sakınanlar) için bir rehberdir.” (Bakara, 2)

“Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, kalplerdeki hastalıklara bir şifa, inananlara bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yunus, 57)

“… De ki: “O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor.” (Fussilet, 44)

Önce Kur’an

Yeryüzünde hangi alim şair ve edebiyatçının eseri olursa olsun hiçbirinin yazdığı kitap, Kur’an’ı Kerim’in önüne geçirilmemelidir. En çok okumamız, masamızda bulunması gereken, elimizden dilimizden ve gönlümüzden eksik etmeyeceğimiz ve ömrümüz boyunca bırakmayacağımız eser Kur’an’ı Kerim olmalıdır.

Bundan dolayı Kur’an’ı Kerim’i hergün belli bir sayfa, az da olabilir ama sürekli okumalıyız. Bu günlük virdimiz olmalıdır. Kişi Kur’an’ı Kerim’i okudukça hikmetler ona açılır yıllar sonra bile defeatle okuduğu bir ayeti yeni okuyormuş gibi hisseder. Meal veya tefsir değişikliği yaparak hem yüzünden hem de tefsirden Kur’an’ı Kerim okumalarına devam etmeliyiz inşallah.

Tabiki Müslüman kardeşlerimiz kendi tecrübelerinden yola çıkarak dayatmadan ve Kur’an’ı Kerim’in önüne geçirmeden devamlı okunmaya devam edilmesi gereken başka eserler tavsiye edebilirler. Bir ayağımız Kur’an’ı Kerim ve Sünnet ölçülerinde olduktan sonra psikoloji alanından sosyolojiye, tarihten şiire her kitaptan istifade edebiliriz.

Yazarların kitaplarını okuruz bir defa, belki bir daha elimize almayabiliriz. Ama Allah’ın bereket verdiği öyle eserler vardır ki düzenli okumak bize fayda sağlayacaktır. Mesela her yıl mümkün olmazsa iki yılda bir, İmam Nevevi‘nin Riyazü-s Salihin, Peygamberimizin hayatı ve ahlakını okumak bizlere hem ilmi hem de ameli yönden fayda sağlayacaktır.

İmam Nevevi rahmetullahi aley’in çok eserleri olmakla beraber iki eserinde ayrı bir bereket vardır. Biri “El Ezkar”, diğeri ise “Riyazü-s Salihin” dir.

İlimle geçen bir ömür

Suriye‘nin güneyindeki Neva Köyü’nde 631 (1233) yılında doğdu ve Nevale anlamında en-Nevevi diye anıldı. Tam adı Ebu Zekeriyya Yahya bin Şeref ibni Müri‘dir.

Ehl-i hikmetten Yasin ibni Yusuf el-Merakeşi bir gün Neva Köyü’ne geldi. Çocukların Nevevi’yi, “gel oynayalım” diye zorladıkları halde, onun Kur ‘an okumayı tercih ettiğini görünce Nevevi’yi pek sevdi; onun Kur’an hocasıyla görüştü ve “Bu çocuğun ileride önemli bir alim ve büyük bir zahid olacağını tahmin ediyorum, lütfen onunla özel sûrette ilgilen!” dedi.

Nevevi on sekiz yaşına kadar köyünde kaldı. Babası dürüstlüğü ile tanınan bir tüccardı. Çevresindeki alimlerden temel dini bilgileri öğrendi. Babası onu Dımaşk’a götürerek Revahiyye medresesine yerleştirdi. Böylece Nevevi tanınmış alimlerden okumaya başladı.

Ünlü fakihlerin oldukça hacimli bazı kitaplarını kısa sürede ezberledi. Değişik hocalardan yıllar süren dersler aldı özellikle hadis ve fıkıh ilminde ilerledi.

İlme, kitap okumaya aşk derecesinde düşkündü. Bu sebeple yatağa yatmaz, uykusu gelince kitaplarına yaslanarak biraz uyuklardı. En üstün ibadetin ve Allah rızasını kazanmanın en iyi yolunun ilimle uğraşmak olduğunu söylerdi.

İlme aşık bir zat

İlme, kitap okumaya aşk derecesinde düşkündü. Bu sebeple yatağa yatmaz, uykusu gelince kitaplarına yaslanarak biraz uyuklardı. En üstün ibadetin ve Allah rızasını kazanmanın en iyi yolunun ilimle uğraşmak olduğunu söylerdi.

Her gün on iki çeşit hocadan on iki çeşit ders alırdı. Kütüb-i Sitte, İmam Malik‘in Muvatta‘ı, Ahmed Ibni Hanbel‘in Müsned‘i başta olmak üzere hadis ve usul-i hadisle ilgili birçok eseri hocalarına kendisi okudu.

On yıl gibi bir zamanda parmakla gösterilen bir ilim adamı oldu. Kendisi de pek çok alim yetiştirdi. Bunlar arasında Mısır ve Şam kadısı Bedreddin Ibni Cemâ’a (v. 733/1333), Tehzibü’l Kemal müellifi Yusuf Ibni Abdurrahman el-Mizzî (v. 742/1341) gibi ünlüler vardı. Gazzali‘nin el-Vasît‘inden yapılan bir nakit hakkında kendisiyle münakaşa ettiler. Nevevî münakaşa etmeyi sevmezdi. Yanındakilere döndü ve “Benimle el-Vasit hakkında münakaşa ediyorlar. Ben o eseri dört yüz defa okudum.” dedi. Medresede kendisine verilen ücretle kitaplar alıyor onları okuduktan sonra tekrar medreseye vakfediyordu.

Alimler hakkında ne dedi?

Ünlü muhaddis ve tarihçi Zehebi‘nin “hadis alimlerinin efendisi” diye söz ettiği Nebevî, bir hadis hafızı aynı zamanda hadis ilimlerinde tanınmış bir üstaddı. Sahih hadisleri olduğu kadar zayıf ve uydurma rivayetleri ve ravilerin hallerini iyi bilirdi.

Nevevî’nin talebelerinden fakih ve muhaddis İbni Ferah el-İşbîlî hocasının üç önemli özelliğini belirtmiş, bunların şu üç şey olduğunu söylemiştir:

  • İlim ve görev sorumluluğuna sahip olmak,
  • Dünyaya ve dünya menfaatlerine değer vermemek,
  • İyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırmak olduğunu söylemiştir.

Birçok alim İmam Nevevi rahmetullahi aleyh’i övmüş ve özellikle hadis ilminde itimat etmişlerdir.

İlimle ameli birleştirdi:

İlimle bu kadar çok meşgul olmasına rağmen ibadete Kur ‘an okumaya ve Allah Teâlâ’yı zikretmeye geniş zaman ayırırdı. İmam Nevevi haksızlığa boyun eğmez, doğru bildiğini söylemekten ve yöneticileri sözlü veya yazılı olarak uyarmaktan çekinmezdi.

İmam Nevevî’nin eserleri:

İmam Nevevi rahmetullahi aleyh’in çok eserleri olmakla beraber sizlere özellikle iki eserini alıp okumanızı tavsiye ederim.

RİYAZÜ-S SALİHİN!

Asıl adı Riyazü-s Salihin Min Hadisi Seyyidi’l Mürselin olan eser, İmam Nevevi‘nin 45 yıllık kısa fakat çok verimli hayatının en olgun dönemleri kabul edilen 40 yaşlarında yazdığı bir eserdir. Riyazü-s Salihin eserleri içinde en meşhur olanıdır.

Allah azze ve celle bu esere ayrı bir bereket vermiştir. Müslümanların Kur’an’ı Kerim’den sonra en çok okudukları eserlerden biridir. Eser, bir Müslüman’ın günlük hayatında ihtiyaç duyacağı, mükerrerleriyle birlikte 1900 hadisi ve birçok ayet-i kerimeyi ihtiva etmektedir.

Müslümanlar’ın el kitabı durumundaki bir eserdir. Bu eserin tek cilt halinde çok tercümeleri vardır. Lakin ben sizlere Prof. Dr. Yaşar KANDEMİR, Prof. Dr. İsmail Lütfi ÇAKAN ve Prof Dr. Raşit KÜÇÜK hocalarımızın uzun yıllar üzerinde çalışıp açıklamalı olarak hazırladıkları 8 ciltlik eseri tavsiye ederim.

Bu eseri cami vaazlarında, akraba oturmalarında, öğrencilere ahlak derslerinde ve özellikle aile içi sohbetlerde okuyabilirsiniz.

EL- EZKAR

İslam alimi Zehebi Müslümanlara neleri, nasıl okumaları gerektiğini tavsiye ederken şöyle demiştir: “Ey kardeşim! Sana Kur’an-ı Kerim’i düşünerek okumanı, Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim‘e sık sık başvurmanı, Sünen-i Nesai‘yi, Nevevi‘nin Riyazü’s Salihin‘i ile El-Ezkar‘ını okumanı tavsiye ederim. İşte o zaman kurtuluşa erer, hayatını en iyi şekilde değerlendirmiş olursun.”

Tarihçi, müfessir, muhaddis ve şafii fakihi olan İbni Kesir, El Ezkar‘ın zikirlere dair yazılan kitapların en güzellerinden biri olduğunu söylemiştir.

El Ezkar isimli eser, Peygamber Efendimiz’in, hayatın çeşitli halleri ve durumları karşısına Rabbine nasıl dua ettiğini, O’nu nasıl zikrettiğini bize öğretmek için yazılmış bir hadis kitabıdır. İslam büyüklerinin, “Evi sat, Ezkar-ı al!” diye tavsiye ettiği pek değerli bir eserdir.

Okuyalım, tefekkür edelim, yaşayalım ve başkalarına anlatalım. Tercüme çalışmaları yapılmış hazır elimizde bulunan Riyazü’s Salihin ve El- Ezkar kitaplarının kıymetini bilelim. Bu eserleri alma konusunda cimri olmayalım. Ne mutlu okuyanlara ve başkalarına vesile olanlara.

Abdülkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Seçme Şiirler ↗

En güzel şiirleri okumak için tıklayın.

Tavsiye Kitaplar ↗

Tavsiye kitap listemize ulaşmak için tıklayın.

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

En çok namazı özledim

Avrupa’da programlarım başlamadan önce istişare ettiğim kardeşlerime: “Konuşmalarımda özellikle anlatmamı istediğiniz konular var mı?” diye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.