Gizli bir Allah dostu Numan Efendi…

Numan Efendi, her Allah dostu gibi sıradan bir insan görüntüsünde ve halktan biri olarak Tuzla‘da yaşıyordu ve orada vefat etti. Hatırladığım kadarıyla soyadı Yıldız’dı. Kendisiyle bir kez görüşebilmiştim. Maalesef o zaman fotoğraf da çekmemiştik.

Mektuplaşır, tebrikleşirdik. Her nedense sadece bir mektubunu saklamışım. Onu da geçen gün arşivimde başka bir şey ararken bulmuştum. Birkaç hatırası dışında kişisel bilgileri yok maalesef. İstanbul Pendik‘te ikamet eden Konyalı Başçavuş Hacı Hüseyin (Akgün) Efendi bana şunları anlatmıştı:

“Bir gün Pendik‘te Numan Efendi‘yle camiye gitmiştik. Öğle namazını kıldıktan sonra bana dönerek: ‘Hüseyin Efendi, ben farz namazı iade edeceğim, sen de et’ dedi. İçimden ‘Numan Efendi boş yere konuşmaz ama’ dedim, ancak merakımı da yenememiştim.

Camiden çıktıktan sonra kendisine: ‘Efendim’ dedim; ‘Sakıncası yoksa sebebini öğrenebilir miyim?’ Bir müddet sükuttan sonra: ‘İmam, namazda demir ticareti ile meşguldü’ dedi.

Daha önce de Numan Efendi’nin buna benzer işaret ve kerametine şahit olduğum için kendisine inandım ama Hazreti İbrahim aleyhis selam gibi kalbim de mutmain olmak istiyordu, hocadan da ayrıca bunu öğrenmeye niyetlendim.

Aynı gün ikindi namazından sonra imamı tenha bir yere doğru çektim ve sordum: “Hocam, merakımı mazur gör ve lütfen yanlış anlama ama öğle namazında zihninizi meşgul eden bir şey var mıydı?” Beni iyi tanıyan İmam şaşkın şaşkın yüzüme baktı, yüzü kızarmıştı, kısa bir suskunluktan sonra mahcup bir edâ ile: “Hacı Abi dedi, ne yalan söyleyeyim, inşaat için demir almıştım, onun parasıyla zihnim meşguldü.”

Hüseyin Abi’nin anlattığı bu olay beni de sarsmıştı. Aman Allah’ım dedim, ne dehşetli bir manzara bu!.. Aynı zamanda hemşerim de olan Başçavuş Hacı Hüseyin Abi, bizzat yaşadığı bu olayı bana anlatırken İmam Gazali‘nin İhya‘sında okuduğum namazın cevazıyla ilgili şu konu aklıma geldi.

Dedim ki: “Hüseyin Abi, Gazali’ye göre; namaz kılarken, bir rükün miktarı da olsa Allah’ın huzurunda olduğunu düşünmek, musallinin namazını kurtarıyor. Aslolan, baştan sona namazı gafletle kılmamaktır, böyle olursa Allah korusun bu namaz maun süresinde anlatılan veyl’e sebeptir.”

Merhum Hacı Hüseyin Abi gibi, benim de sonradan tanışıp görüştüğüm Merhum Numan Efendi’nin ilim, irfan, firaset ve kerameti herkeste olmadığına göre, kıldığımız namazlara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu vesileyle her ikisine ve İmam Gazali gibi tüm âlimlerimize Rabbim’den rahmet niyaz ediyorum.

Mehmet Emin Parlaktürk/ İrfanDunyamiz.com

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Patronun kulağına ne demiş?

Fransa’da görevliyken bir kardeşimiz bana ilginç bir olay anlatmıştı. Duyunca çok şaşırmıştım, biraz da Müslümanlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.