Mü’min musibet zamanında belli olur…

Allah’ın rahmeti gazabına galiptir. Mü’minin başına ne gelmişse, mü’minin lehine ve hayrınadır; ya günahlarına kefarettir, ya derece kazandırmak içindir ki bu ikisi de hayırdır ve lehinedir. Mü’minin başına gelen bir musibet, Allah’ın izni, iradesi, takdiri, planlaması ve yaratmasıyla olmuştur. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez.” (Teğâbün sûresi 64/11)

Mü’mine yakışan; hastalık, bela, musibet, fakirlik, darlık, sıkıntı gibi durumlarda sabretmektir. Buradaki sabır, Allah Teâlâ’nın hükmüne rıza göstermek manasınadır. Böylece bela, bala dönüşür. Sağlık, rahatlık, genişlik, zenginlik, rahatlık ve bolluk olduğu zaman da mü’mine gereken, şükretmek, bütün bu nimetleri Allah’a nispet etmek manasında elhamdülillah demektir.

Bela bala dönüşür

Şükür olmayınca bal belaya dönüşür, nimet iken nikmete yani azaba sebep olur. Bu iki durumda da kul imtihan edilmektedir. Mü’min ya sabır halinde ya şükür halindedir. Fakat şükürde başarılı olan azdır. Ama insan başka çare olmayınca mecbur sabretmektedir. İşte bundan dolayı genel olarak şükür sabırdan üstündür, denmiştir. Bundan dolayı Hazreti Ömer radıyellahu anh şöyle demiştir: “Sıkıntı ile imtihan olunduk, sabrettik; bolluk, varlık, rahatlıkla imtihan olunduk sabretmedik yani şükretmedik (imtihanı kaybettik).”

Musibetlerle ilgili âyet ve hadîs-i şerîflere baktığımız zaman şu gerçekleri görürüz: “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir. (Allah, hatalarınızın) birçoğunu da affeder.” (Şûra Sûresi, 42/30)

Dünyada başa gelen belaya sabır ve affa uğrayarak günahlardan kurtuluş gerçekleşmektedir. Nitekim ayet-i kerimede buyurulur: “De ki hiçbir zaman bize Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey isâbet etmez, O bizim mevlâmızdır ve mü’minler onun için yalnız Allah’a mütevekkil olsunlar.” (Tevbe  Sûresi 9/51)

Yine bir başka ayette şöyle buyurulur: “Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmamızdan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuzda) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır. Ta ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.” (Hadîd 57/22-23)

Kula gereken, kadere razı olmak ve Allah’a teslim olmak; dünyada verdiği “narı da hoş nuru da hoş” demektir. “Hasene” gelince Allah’tan bilip “elhamdülillah” diyerek şükretmek, kötülük gelince “bu bizim işlediğimiz suçtandır” diyerek Allah’tan özür dileyip af talep etmektir.

Şu ayet-i kerimeyi akıldan çıkarmamak gerekir: “Sana gelen her iyilik Allah’tandır, sana gelen her kötülük de kendi (günahın yüzü)ndendir.” (Nisâ sûresi 4/79)

Sabır ve şükür

Burada hem sabır hem şükür ile imtihan edilmekteyiz. Elden çıkana üzülmemek, sabretmek yani Allah’ın hükmüne rıza göstermek; elimizde kalsaydı isyana, nankörlüğe sebep olabilirdi diye belki sevinmek gerekir. Elde olanla da şımarmamak belki kalple, dil ve bedenle şükretmek gerekir.

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğüne göredir. Şüphesiz Allah celle celaluh bir kavmi severse onları (çeşitli belalara) mübtela kılar. Kim (bela ve musibete) rıza gösterirse Allah’ın rızası o kimseyedir. Kim de (imtihan edildiği bela ve musibetlere) öfkelenir (ilahi hükme rıza göstermez) ise Allah’ın gazabı (ve azabı) o kimseyedir.” (Tirmizi Zühd, 57; İbn Mâce, Fiten, 23.)

Belaya uğrayan, “Allah beni sevmiş ki gaflete düşürmüyor, hep Kendisine tazarruda bulunmamı istiyor, Kendisini unutmamı istemiyor” demelidir. İşte bu konudaki büyük bir hakikat hadis-i şerifte şöyle beyan ediliyor: “Mümin erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda ve malında, bela, üzerindeki günahlar yok olup Allah’a kavuşuncaya kadar devam eder.” (Tirmizi Zühd, 57.)

Ne mutlu âhirete tertemiz gidene. İşte size Allah Resulünün dilinden bir hakikat daha: “Allah bir kula hayır dilerse onun cezasını dünyada iken (peşin) verir, bir kula da şerri dilerse ondan günahı sebebiyle cezayı tutar, ta ki kıyâmette tam verilsin.” (Tirmizi Zühd, 57.)

Dereceler vardır

İşte bela ve musibetlerin derece sebebi olduğunun en net delilidir. Hadis-i şerifte buyurulur: “Hiçbir müslüman yoktur ki, (ayağına) bir diken veya ondan büyük bir şey batsın da, onun sebebiyle kendisine bir derece verilmesin ve bir günah silinmesin.” (Müslim, Birr, 46.)

Bir başka hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Kendisine hastalık veya başka bir şeyden eza isâbet eden hiçbir müslüman yoktur ki Allah onunla günahlarını ağacın yapraklarını döktüğü gibi dökmesin.” (Müslim, Birr, 45.)

Bela ve musibetlere sabredenlere gereken, Allah’ın bela hükmüne rıza göstermek ve “muhakkak biz Allah’a âidiz ve muhakkak biz O’na dönücüleriz” (Bakara 2/156) demektir. Sabredenlere ise büyük mükâfat vardır: “Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” (Zümer, 39/10)

Büyük günah işleyenlere gereken, önce ister farzları terk ederek ister haramları işleyerek büyük günah işleyenler hemen tövbe etmelidir ki bela ve musibetler küçük günahların affına ve yüksek derecelere ulaşma sebebi olabilsin. Çünkü âyette Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.” (Nisâ, 4/31)

Hadîs-i şerifte de İki Cihan Güneşi Peygamber Efendimiz sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki Cuma ve iki Ramazan; aralarında geçen (küçük) günahlara kefaret olur.” (Müslim, Tahâret, 16; Müslim, Tahâret, 14, 15.)

İbrahim Cücük/ İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: Sıkıntılarımızı Mevla’ya açalım. Bütün dertlerimizin çaresi O’ndadır. Kalplerin şifası onun izni iledir. İstismarcılara para kaptırmak yerine, dilimiz döndüğünce dualar ve zikirler edelim. “Ben hangi duaları yapmalıyım bilmiyorum” diyen kardeşlerimiz için güvendiğimiz bir akademisyen hocamızın bu tavsiyelerini sizlerle paylaştık. Aşağıdaki benzer içeriklerden de istifade etmenizi öneririz.

BENZER YAZILAR

Altın Öğütler ↗

Hayatınızı değiştirecek birbirinden faydalı altın öğütler okumak için tıklayın.

Dua Defteri ↗

Gönüllerin pasını silen birbirinden güzel dualar okumak için tıklayın.

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Dinlerini tahrif edenler…

Kur’an-ı Kerim dindeki tahrifat süreçlerinden bahsederken Ehl-i Kitab’tan örnekler vererek Müslümanları bu konuda uyarır. Yüce …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.