Sami Efendi nikahta altın yüzüğü görünce…

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu hazretleri 1953 senesinde İstanbul’a geldiklerinde Tahtakale semtinde bir dostu, kendi müessesesinde muhasebe defteri tutmasını ricâ edince Sâmi Efendi önce bu iş yerinin defterlerini inceleyip alış verişin fâizsiz ve helal yoldan yapılıp yapılmadığını araştırmış, gereken ikazları yaptıktan sonra bu vazifeyi kabul etmiştir.

Şöyle dediği nakledilir: “İstikâmet, farz-ı dâimdir. Diğer ibadetlerin belirli zamanları olur. Fakat insan istikâmetten (doğru yoldan) bir an ayrıldı mı, hem dinini, hem ihlâs üzere işlediği amellerini, hem iz’ânını, hem de irfânını kaybeder. Allahü Teâlâ muhafaza eylesin.”

Sâmi Efendi Hazretleri bir defasında nişan merasimine davet edilmişti. Damadın yüzüğünü takması kendisinden rica edildi. Sâmi Efendi tepsideki yüzüğün altın olduğunu görünce, hiç kimseye bir şey demeden kendi yüzüğünü çıkarıp damadın parmağına taktı ve: “Bunu, bugünün hâtırası olarak kabul edin, altın yüzüğü de hanımınıza hediye edersiniz” buyurdu.

Böylece İslâmiyet’in altından yapılan süs eşyalarını erkeklere yasakladığını gayet nâzik bir üslupla öğretmiş oldu.

Cenâb-ı Hak, istikâmet üzere yaşayıp rızasına kavuşmayı nasip eylesin. Âmin.

Kaynak: Altınoluk Dergisi, Temmuz 2014, “Hacegan Yolunda Şeriat ve İstikamet” başlıklı yazıdan iktibas edilmiştir.

Prof. Dr. Necdet Tosun/ İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: Mutasavvıflar tarih boyunca, insanlığa nebevi ahlakı yansıtan birer numune-i imtisal olmuşlardır. Ahlakının güzelliği ile tanınan son dönem mutasavvıflarından Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretleri de bu örnek zatlardan biridir. Haramlardan büyük bir titizlikle sakındığı gibi, çevresindekileri de haramlardan özenle sakındırmıştır. Bunu yaparken de en güzel üslubu kullanmış, nezih bir şekilde adeta insanları terbiye etmiştir. Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, nikah merasimindeki bu güzel davranışı ile bizlere büyük/ küçük haram olan bir şeye asla vesile veya alet olmamayı öğretmiştir. Bunu öğretirken de kırıcı bir şekilde değil de tatlı bir şekilde uyarması ayrıca dikkate şayandır. 


Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Hocam caminizde yuvarlanabilir miyim?

Çocuklarımızın camide halının üstünde yuvarlanmasının, mihrapta oynamasının, minbere çıkmasının hiçbir sakıncası yoktur. Tam tersi, bütün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir