Risale-i Nur medresenin malıdır…

Medrese ehlinin Risale-i Nur’dan mahrum kalması, ilmî ve fikrî açıdan önemli bir kayıp olarak değerlendirilmelidir. Nitekim Bediüzzaman Said Nursî’nin ısrarla “Risale-i Nur medresenin malıdır” vurgusu, bu külliyatın medrese geleneğinden bağımsız değil; bilakis onun ilmî birikimi ve zihni disiplini üzerine inşa edildiğini göstermektedir.

Bu çerçevede Risale-i Nur’u en sahih biçimde tahlil edip ondan istifade edebilecek kesimin, medrese geleneğiyle yetişmiş ilim ehli olduğu söylenebilir. Tarihî süreçte medreselerin çağın ihtiyaçlarına cevap verebilmesi amacıyla çeşitli dönüşüm ve müfredat yenileme çalışmaları yapılmış, klasik programa bazı yeni dersler ve içerikler eklenmiştir.

Risale-i Nur Külliyatı’nı oluşturan ilimleri tek tek sayarak konuyu uzatmak yerine, özellikle iman ilimleri alanında günümüz insanına -bilhassa gençlere- ciddi bir derinlik ve zihnî açıklık kazandırdığı hususunun genel bir kabul gördüğünü ifade etmek yeterlidir.

Günümüzde asrın gencini yalnızca klasik medrese müfredatıyla ilim halkasında tutmanın giderek zorlaştığı bir vakıadır. Bu sebeple birçok medresede, gençlerin gelişimini desteklemek amacıyla Türkçe bazı eserler de okutulmaktadır. Bu noktada, Risale-i Nur’un okutulan eserler arasında öncelikli bir yere sahip olması gerektiği kanaatindeyiz.

Zira medreselerin bağrından çıkmış, küfrün en yoğun yaşandığı bir dönemde cemiyetin imanını muhafaza etmek uğruna her şeyini feda etmiş bir âlimin eserlerinin, yine bu geleneğin mensupları ve onların evlatları için bir rehber olarak değerlendirilmesi son derece tabiidir.

Elbette bu süreçte, medreselerde asırlardır okutulagelen temel ders kitaplarının yerini zedeleyecek veya onların ilmî fonksiyonunu gölgeleyecek bir yaklaşım benimsenmemelidir. Aksi hâlde, bugün gençlerin hem aklına hem de gönlüne yeterince hitap edemeyişimizin sebeplerini doğru teşhis etmemiz mümkün olmaz.

Bu mesele, yüzeysel yaklaşımlarla değil; ilmî boyutlarıyla etraflıca ele alınmayı hak etmektedir. Nitekim Risale-i Nur, kısa sürede iman hakikatlerini ve Kur’an mesajını asrın idrakine sunmayı hedefleyen, kendine özgü bir üsluba sahip güçlü bir reçete olarak okunabilir.

Doç. Dr. Rıfat Ablay/ İrfanDunyamiz.com

İrfan Mektebi ↗

Sevdirici, müjdeleyici üslupla yazılmış hayata dair yazılar okumak için tıklayın.

Gönül Dünyamız ↗

Gönül insanlarına dair bam telinize dokunacak yazılar okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Zavendikli Mustafa Hoca ilme sadakati öğretti…

Ülkemizin ilim yıldızlarından Mustafa Yıldız Hocaefendi, 1 Ocak 1932‘de Rize‘nin Güneysu ilçesi Adacami köyünde doğmuştur. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.