
Soru: Nasta karşılığı bulunan bir hüküm, külli istikra yöntemiyle vahyin bütününden çıkarıldığı iddia edilen; adalet, fazilet, ahlak, hikmet ve maslahat gibi daha yüksek bir ilke gerekçe gösterilerek değiştirilebilir mi?
Cevap: Uç yaklaşımları bir tarafa bırakırsak geçmişten günümüze ulema nasların istikrasından şu sonuca ulaşmıştır: Hükümler zâhir, munzabıt ve münâsib vasıflara yani illetlere bina edilir. İlletin değişmesi halinde hüküm değişir. Bunun haricinde bizim çıkarsadığımız subjektif gerekçelere bağlı olarak bir değişim olamaz.
Meşhur örnek üzerinden meramımızı anlatalım: Yolculukta namazlar kasredilir. Bu hükmün illeti somut ve açık olan “sefer”dir. Hikmeti ise “sıkıntıyı gidermek”tir. Hikmetler genelde zahir ve munzabıt olma özelliği taşımazlar. Bu nedenle Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabe tatbikatında hükmün zahir ve munzabıt olmayan hikmete bağlı olarak değiştirildiğine dair hiçbir örnek yoktur.
Aksi takdirde konforlu yolculuk yapan birinin namazı kasr edememesi veya ikamet halinde sıkıntıya maruz kalanların namazı kasr edebilmesi gerekirdi. Ancak bu doğrultuda herhangi bir uygulama ve açıklama aktarılmış değildir.

Bu yaklaşım ibadet alanıyla sınırlı olmayıp muamelat alanı için de geçerlidir: Mesela müşterek bir maldan bir hissenin satılması halinde eski ortaklara şuf’a, yani “ön alım hakkı” tanınmıştır. Bu hükmün yegâne illeti, şuf’a talebinde bulunanların ortaklığıdır. Hikmeti ise eski sahipleri, yeni ortaktan doğabilecek zararlara karşı korumaktır. Yeni ortağın son derece zararsız biri olma halinde de hüküm değişmez. Ne Peygamber Efendimiz ne de sahabe ve müctehid imamlardan bu konuda aykırı bir nakil yoktur.
İşte bu ve benzer uygulamalardan hareketle müçtehitler şu formülü ortaya koymuşlardır: Hükümler hikmete değil, illetlere bağlıdır. Tabi şunu da belirtmek gerekir. “Hikmetle talil yapılmaz” derken zahir ve munzabıt olmayan hikmetleri kastediyoruz. Dolayısıyla zahir ve munzabıt olan ve dayandığı “asl”ı devre dışı bırakmayacak şekilde hikmetle talil yapılabilir. Örneğin içki yasağının hikmeti, içkinin “öfke ve düşmanlık sebebi” oluşudur. Aynı özelliği taşıyan oyun ve etkinlikler de içkinin hükmüne tabidir. Ancak “düşmanlık yapmadan içki içebiliriz” denilmez.
Burada şöyle bir soru sorulabilir: Nas ile konulmakla birlikte işlevini artık yerine getiremeyen “onlar (düşman) için kuvvet ve besili atlar hazırlayın” emri ya da misvak kullanmak gibi vesile hükümler hakkında ne söylenebilir?
Ayetteki “besili atlar” bir fariza olarak bize sunulmamıştır. Konunun örneklenmesi bağlamında verilmiştir. Arapçanın üslup ve özelliklerine aşina ortalama bir okuyucu Kur’an’ı dikkatle incelediğinde Kur’an’da birçok yerde “zikru’l-hass ba’de’l-âmm” dediğimiz “genel ifadeden sonra özel örneklerin zikri” hususuyla karşılaşır.
Mesela Asr suresinde bütün insanların hüsranda olduğu ifade edildikten sonra “iman ve salih amel ehli olan, hakkı ve sabrı tavsiye edenler” istisna edilmektedir. “Hakkı ve sabrı tavsiye” aslında “salih amel” kapsamında olduğu halde “salih amelden” sonra tekrar zikredilmiştir.
Şimdi bu üsluptan: “Salih amel”in sadece “hakkı ve sabrı tavsiyeden ibaret olduğu” anlaşılmadığı gibi “düşmana karşı kuvvet ve besili atlar hazırlayın” ayetinin zahiri delaletinden de “kuvvet”in “besili atlar”a münhasır olduğu da anlaşılmamalıdır. Besili atlar ifadesi genel bir ifade olan “kuvvet”in akabinde örnek olarak zikredilmiştir. Genel geçer olan şey, örnek değil, örnekten önce zikredilen “kuvvet hazırlamak”tır. Benzer bir kullanım “melekler ver ruh iner” mealindeki ayette de söz konusudur.
Misvak örneğine gelince, misvak konusu maalesef yanlış anlaşılmaktadır. Doğrusu ne “misvak” belli bir ağaçtan elde edilen meşhur cismin ismidir, ne de hadiste geçen “sivak” o cisimle yapılan temizliğin adıdır. Halk arasında meşhur olan ağacın kaynaklardaki adı, misvak değil, “el-erâk”tır. Hadislerde geçen “sivak” ise genel manada “ağız ve diş temizliği”ni ifade etmektedir.
Prof. Dr. Metin Yiğit/ İrfanDunyamiz.com
Doğrusu Nedir? ↗
Bilgi kirliğine karşı güvenilir kaynaklardan doğru bilgileri okumak için tıklayın.
İlim Hazinem↗
Önemli konularda yazılmış ilmi yazıları okumak için tıklayın.
İrfan Dünyamız Kendi İrfanımızı Keşfet!