İbrahim bin Edhem’e bu yapılır mı?

İbrâhim bin Edhem bir grup arkadaşıyla birlikte idi, gündüzleri çalışıp onlara harcardı. Akşamleyin oruçlu olarak bir yerde toplanırlardı ve İbrâhîm bin Edhem her seferinde işten geç dönerdi.

Arkadaşları bir akşam birbirlerine: “Gelin bu akşam da iftarı onsuz yapalım, geldiğinde kendisine yiyecek bir şey kalmadığını görür ve bundan sonra zamanında gelmeye çalışır” dediler.

İbrâhîm dönünce arkadaşlarını uyur vaziyette buldu. Kendi kendine: “Zavallılar, herhalde yiyecek bir şey bulamadılar” dedi. Ve oradaki undan bir miktar alıp yoğurdu. Fırının ateşini yaktı ve yoğurduğu çöreği fırına attı.

İbrâhîm dirseklerini toprağa koymuş ateşi üflerken arkadaşları uyandılar ve ne yaptığını sordular. İbrâhîm arkadaşlarına: “Kendi kendime, ‘bunlar herhalde akşam yemeğini bulamayıp uyudular’ dedim. Çörek hazırlanana kadar da uyandırmak istemedim” dedi.

Arkadaşları mahcûb bir vaziyette birbirlerine; “Bir bizim yaptığımıza bakın, bir de onun yaptığına” dediler.

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 3. Cilt, 271. Sayfa, Erkam Yayınları

İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: Bu menkıbeden de anlaşılıyor ki iyi niyetli insanlar, fıtratlarının bir gereği olarak her şeyi iyiye yorarlar; bu onların tabiatıdır. Kötü düşünceli kimseler de her şeyi kötüye yorarlar; bu da onların tabiatıdır. İyi niyetli insan, kalitesini, seviyesini, farkını her yerde gösterir. Girdiği ortama huzur katar, çıktığı ortamdan da huzurla çıkar. Kalbi katılaşmış içi fesat dolu kimseler ise hüsn-ü niyet sahiplerinin hallerinden anlamayabilirler. Hikmet ehli, insanların herkesi kendileri gibi sandıklarını söylerler. Kimi insanların her şeyin arkasında bir pürüz aramaları, kimi insanların da her şeyi iyeye güzele yormaları bu yüzdendir. İslam âlimlerimiz birbirinden etkileyici anlatımlarla ve çok veciz ifadelerle bu hakikati ifade etmişlerdir. Endülüslü bilge İbn Hazm bu konuda şöyle der: “Tabiatı pis olana hikmet kâr etmez. O herkesi kendisi gibi pis tabiatlı zanneder. Ben bir kavim ile karşılaştım, tabiatları düşük ve pis, nefislerinde bütün insanların kendileri gibi pis tabiatlı olduğunu tasavvur ediyor.” (İbn Hazm, Nefislerin Tedavisi, Tercüme: Selahaddin Kip, s.72)

MENKIBE DERYASI↗

Özenle seçilmiş geleneksel eğitici menkıbeler okumak için tıklayın.

KISSA HAVUZU↗

En güzel kıssa ve hikayelerin derlendiği özel arşivimize ulaşmak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Ahmet M Ziylan’dan İki Çift Söz Yeter

Çocukken büyüklerimiz bize bazı hikâyeler anlatırlardı. Çok güzel ve tesirli mesajları olurdu bu hikâyelerin. Kimisinde …

Hafız Halil Necati Coşan Efendi

Halil Necati Efendi, 1906 yılında (Rûmî 1322) Ahmetçe Köyü’nde doğdu. Babası Molla Mehmed’dir. Ailenin ikinci …

Çocuklar M. Yaşar Kandemir okumalı…

Bir müddettir seçmeli ders olarak okutulan “Siyer-i Nebi” yani “Peygamberimizin Hayatı” dersi, geleceğimiz ve yeni …

Yakakent’ten beyaz bir haberim var…

Serinliğiyle, yeşiliyle, deniziyle ve insanıyla Karadeniz, benim vazgeçilmezlerimden biridir.  Son üç yıldır, ailece Samsun’un Alaçam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.