Erbakan Hoca namazını ciddiye alırdı

Ben Ordu’nun Ünye İlçesi’ndenim. Abim partimizin ilçe başkanıydı. Babam da daha önceden ilçe başkanlığı yapmıştı. Ben de bir teşkilat mensubuydum. Biz bütün kardeşlerimiz olarak siyasi faaliyetlerde hep birlikteydik.

Merhum Erbakan Hocamızın aile olarak bize bir sevgisi vardı. 1990 yılında Hocamız bir siyasi faaliyet yapmak için Ünye’ye gelmişti. O gün yapılan dördüncü konferans olduğu için program gece yapılmıştı. Konferanstan sonra babam Hocamızı evimize getirdi.

Bizim her bir katında bir kardeşimizin oturduğu beş katlı bir apartmanımız vardı. Hocamızın yanında on beş kadar da genel merkez teşkilat mensubu vardı. Hocamız dedi ki: “Ben bu on beş kardeşimizin tamamını bu gece bu apartmanda yatıracağım. Herkes evlerini hazırlasın.”

Bu emir üzerine biz evlerimizi hazırladık her bir kardeşimiz üç beş kişiyi misafir etti. İlçe başkanı olan ağabeyimin evinde de Hocamız kaldı. Gece geç saate herkes kendi kaldığı eve gitti, uyudu. Sabah ezanı okununca herkes ağabeyimin evinde toplandı.

Biz de Hocamızın kaldığı odanın kapısına geldik, kapıyı çalamadık. Sabah namazına kaldıracaktık ama yorgun bir şekilde çok geç yattığı için hem rahatsız etmek istemiyorduk, hem de içeri girmeye cesaret edemiyorduk, çekiniyorduk, utanıyorduk.

Derken babam geldi; “Ne münasebet kaldırmazsak kızar” dedi ve kapıyı tıklayarak araladı. Bir baktık ki Erbakan Hocamız üstünü giyinmiş namaz kılıyordu, tam da secdede bekliyordu. Biz onun bu halinden çok etkilendik. Sonra birlikte sabah namazımızı kıldık.  

M. Hasan Öz/ İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: Büyük dava adamı merhum Erbakan Hocamızın ibadetler hususunda çok ciddi ve dikkatli davrandığı bilinmektedir. Teşrik-i mesai yaptığı kişiler onun bilhassa namaza çok ehemmiyet verdiğini naklediyorlar. Hasan Öz Bey’in naklettiği bu güzel hatıradan da Hocamızın bu konuda çok hassas olduğu anlaşılmaktadır. Gün boyu birçok programa katılıp yorgun yattığı halde sabah namazına kalkabilmek her kişinin değil er kişinin karıdır. Naklederler ki bir teşkilat çalışmasının sonunda geç vakitte yatsı namazını kılmak için Hocamız ve arkadaşları mescide çıkarlar. İçlerinden birisi; “Hocam sünneti kılalım mı?” diye sorar. Erbakan Hoca’nın cevabı ibretliktir: “Namazın sünnetinden daha önemli bir işimiz mi var?” Bu ve benzeri hatıralardan anlaşılmaktadır ki büyük dava adamları her yönden olduğu gibi ibadet hayatları ile de bizlere örnek olmaktadır. Rabbim bizlere de bu şuuru nasip eylesin.

Hatıra Arşivi ↗

Alimler, arifler, hocalar ve önemli şahsiyetlerin hatıralarını okumak için tıklayın.

İyi Haberler ↗

İyiliklere, erdemlere, örnek davranışlara dair beyaz haberler okumak için tıklayın.

Şunlara Gözat

Bu da size düğün hediyem olsun…

Allah’ın affetmeyeceği tek günah şirkten sonra kul hakkıdır. Kul hakkı yiyen insan o kulla helalleşmediği …

Bir yorum

  1. Güzel bir hatıra tşkler Allah razı olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.