Cumhurbaşkanına bakın hakkı nasıl söylemiş?

Cumhurbaşkanı seçilen Orgeneral Kenan Evren, darbe lideri olarak il il Türkiye’yi dolaşıp mitingler yapmakta ve özellikle İslam’da Kur’ân’da başörtüsü emrinin olmadığınıiddia etmektedir. Erzurum’da da aynı söylemi tekrarlar Evren…

İşte o hengâmede, bir öğrencisinin düğünü vesilesiyle Yıldız Camii’nde konuşma yapan Ahmet Hocamız, “Başörtüsü Kur’ân’ın apaçık bir emridir. Siz, başörtüsü emri İslâm’da yoktur diyenlere sakın inanmayın; başbakan da olsa, reis-i cumhur da olsa, babası hoca da olsa…” mealinde bir konuşma yapar.

Ertesi gün, “Evren’in Çabaları” başlığı altında bu mitingleri değerlendiren bir gazete yazarı , “Evren bunları yaparken, İstanbul’un göbeğinde bir hoca onu eleştirebiliyor” diyerek adeta Ahmet Hoca’yı jurnaller.

Onunla görüşmek ister

Ertesi günlerde İstanbul’a gelecek olan Evren, İstanbul Valisi Nevzat Ayaz’ı arayarak, “Bu hocayı bulun, geldiğimde onunla bu konuyu tartışacağım” der. Herkesi bir telaş alır. Durumu öğrenen Ahmet Hoca, Vilayet’e gidip Nevzat Ayaz’la görüşür. Vali Bey tedirgindir…

Nihayet, beklenen görüşme saati gelir çatar. Ahmet Akın Çığman Hocaefendi ile önce Evren’in albay yaveri görüşür ve ilahiyat mezunu oldu¤unu söyleyerek kendince Hoca’nın bilgisini tartma gayretkeşliğine girer. Ardından Evren’in huzuruna alınır Ahmet Hoca.

Evren, daha onu görür görmez, “Hoca sen neler dedin bakalım?” diyerek hemen söze başlar. Hocamız yanına T.C. Diyanet işleri Başkanlığının Kur’ân Mealini de almıştır. Ama onu açmaya bile gerek duymadan, Kur’ân’›n başörtüsünü emreden âyetlerini (Nûr/30-31 ve Ahzâb/32-33) Arapça’sı ve Türkçe meali ile okur. Daha sonra da fıkhî delilleri sıralar. Evren kendince dersine iyi çalışmış bir hayli hazırlık yapmış/yaptırmış ve önüne dosyaları yığmışlar. Aklınca hocayı köşeye sıkıştırıp başörtüsü konusunda onu ikna edecektir.

Bir ara konuyu “zihar” meselesine bile getirir, ama kavramı bir türlü hatırlayamaz. Hocaefendi, “zihardan mı söz ediyorsunuz?” deyince, “hah, işte o!” der…

Eğip bükmez

Ahmet Akın Çığman Hoca’nın her soruyu vukufiyetle ve hiç eğip bükmeden cevaplaması Evren’i şaşırtır. Hocaefendi, görüşme öncesinde “Ya Rabbi, bana hakkı söylet ve bana yardım et!” diye dua etmiştir. Tartışma uzadıkça uzamaktadır. Evren hep işi yokuşa sürmekte, sık sık itiraz etmekte ve hatta inkara varan sözler sarfetmektedir.

Ahmet Hocaefendi, bu durum karşısında “Hakkında nass olan meselede ictihad yapmaya cevaz yoktur” şeklindeki Mecelle kaidesini hatırlatır ve kendisini tutamayıp yüksek bir ses tonu ile onu ikaz eder: “Bakınız eğer Allah’ın ayetlerini inkar ederseniz kafir olursunuz!”

Bu beklenmedik sert çıkış odada buz gibi bir hava estirir. Herkes bir anda donakalmıştır.

Susmasını isterler

Evren’in huzurunda adeta put gibi duran Nevzat Ayaz, elini ağzına götürerek Hoca’ya susmasını işaret eder. Kenan Evren bu ani ve sert ikaz karşısında basbayağı sarsılmış, ne yapacağını şaşırmıştır.

Ülkenin kaderine tek başına hükmeden bir insanın böyle bir durumda; “Alın şu adamı götürün…” gibi bir tepki vermesi beklenir. Ama Evren, birkaç kısa kelamdan sonra ayağa kalkıp, Ahmet Hoca’nın elini sıkar, nerede okuduğunu sorarak ilmi birikiminin nereden geldiğini öğrenmek ister ve saygılı bir şekilde onu uğurlar.

Ahmet Akın Çığman Hocamız Allah’a sığınarak hakkı haykırmasının sonucunda gördüğü saygı ile, son yılların sistem yağcısı hocaların içine düştüğü zavallı durumun mukayese edilmesi, gelecek nesiller açısından bir hayli öğretici olacaktır.

Kaynak: Bu yazı Umran Dergisi, Ekim 2008 sayısındaki “Ahmet Akın Çığman Hocaefendi ve ilim aşkı” başlıklı yazıdan bir bölümdür.

Abdullah Yıldız/ İrfanDunyamiz.com

Yayın Yönetmeni Notu: İzzetli duruş bütün müslümanlara çok yakışır ancak en fazla hocalara ve alimlere yakışır. Hocalar ve alimler kimin karşısında olursa olsunlar, ilimin izzetini yere düşürmemelidir. Ahmet Akın Çığman hoca da bir devlet başkanının karşısında ilmini gizlemeden, bildiklerini eğip bükmeden söyleyerek izzetli bir duruş örneği sergilemiştir. Bilhassa din eğitimi verilen kurumlarda, talebelere böyle anektodlar nlatılarak, yarının hocaları olacak olan öğrencilere izzetli duruş kazandırılmalıdır.

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Yahyalılı Hacı Hasan Efendi’nin vasiyeti

Vasiyetimdir… Din Kardeşlerim! Allah’ımızın emrettiklerine harfiyyen uymanızı, yasaklarından da ısrarla kaçınmanızı istirham ederim. Hâlık-ı Zülcelâl’in …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir