Bazı şeyler aile içinde kalmalı…

Her ailede bir takım problemler sıkıntılar ve tartışmalar olabilir. Bunun çözüm yollarını meşru şekilde aramak bunun için de konunun durumuna göre psikolog, aile danışmanı ya da bir hocayla istişare etmek gerekebilir.

Bir alimden fetva almak için bazı ailevi meselelerin anlatılması caizdir ama bunun dışında aile içinde kalması gereken meseleleri dışarıya taşımak doğru değildir. Her önüne gelene aile sırlarını ifşa etmek ve eşinin rezil olması için elinden geleni yapmak ne İslam ahlakıyla bağdaşır ne de bir Müslümana yakışır.

En ufak bir tartışmayı hemen annesine babasına veya çevresine yetiştiren ve günlük kocasının gıybetini yapan bir kadın acaba Hucurat Suresi’nde ki ayetin hep başkaları için indiğini mi düşünüyor?

Ya da hanımını arkadaş ortamında eleştiren anne ve babasına kötüleyen bir adam, ayıpları örtmekle ilgili hadislerin başkaları için mi geçerli olduğunu zannediyor?

Bazı ayet ve hadisler

Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksinir! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.” (Hucurat, 12)

Rasûlullah sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: “Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.” (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)

“Kim arkadaşının ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter. Kim ki Müslüman kardeşinin ayıbını açığa vurursa, Allah da onun ayıbını açığa vurur. Hatta evinin içinde bile olsa onu ayıbıyla rezil eder.” (İbn-i Mâce, Hudûd, 5)

Mahrem konular

Özellikle mahrem olan konularda hem erkek hem kadın son derece dikkat etmelidir.

Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem namaz kıldı, selâm verince ashâbına döndü ve şöyle buyurdu:

“- Yerinizde durun! Acaba içinizde şöyle bir erkek var mı? Ailesinin yanına varınca kapısını kapatır, perdesini indirir. (Münasebet kurduktan) sonra da dışarı çıkar ve: ‘Ben karımla şöyle şöyle yaptım!’ diye anlatır.”

Orada bulunanlar sustular. Sonra kadınlara yöneldi ve:

“- Sizden böyle konuşanlar var mı?” diye sordu.

Bunun üzerine bir genç kız, Rasûlullah’ın kendisini görmesi ve sözünü işitmesi için bir dizi üzerine dikilerek uzandı ve:

“- Evet, vallahi! Erkekler konuşuyorlar, kadınlar da konuşuyorlar!” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“- Böyle yapanın durumu neye benzer biliyor musunuz? Şüphesiz böyle yapan kimse, herkesin gözü önünde ihtiyaçlarını gideren, işlerini gören erkek şeytan ile dişi şeytana benzer.” (Ahmed bin Hanbel, II, 541; Ebû Dâvud, Nikâh, 50)

Ebû Said el Hudrî’den rivâyet edildiğine göre, Resulullah sallellahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki kıyamet gününde Allah nezdinde mevkii en kötü olacak (başka bir rivayette ise, emanete hıyanetin en büyüğü) insanlardan biri, karısı ile beraber olduktan sonra, onun sırrını ifşâ edendir.” (Müslim, Nikâh, 123-124; Ebû Dâvûd, Edeb, 32)

Kadın başka kadınların hallerini kocasına anlatmamalı aynı şekilde erkek de… Bir kadının, bir başka kadının özelliklerini kocasına anlatması haramdır. Abdullah bin Mes’ud radıyellahu anh’tan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz: “Kadın, kadına çıplak dokunmasın! Sonra kadın, bir başka kadının özelliklerini kocası onu görüyormuşcasına anlatır da fitne ve fesada, bir kötülüğe sebep olur.” (Buhârî, Nikâh, 118; Ebû Dâvud, Nikâh, 43)

  • Öğrendiklerimiz
  • Kişi aile içi bir problemi eşiyle konuşup güzellikle çözmeye gayret gösterir.
  • Müslüman kimse eşiyle ilgili bir durum varsa ve bunu kendileri düzeltemeyecek kadar ileri bir seviyede problem ise sadece istişare edeceği kişiye durumu anlatır.
  • Niyet çok önemlidir. En başta amaç ve gaye eşini rezil etmek ise Allah’ın rızasını ve yardımını yanında bulamaz.
  • Bazıları eşlerinin yaptığı bir yanlışı çok dillendirerek kendileri daha fazla günaha girmiş oluyorlar.
  • Özellikle boşanacak duruma gelmiş ya da boşanmış eşlerin yılların vefasını ve varsa çocukların durumunu düşünerek hareket etmeleri en uygun olanıdır.
  • Mahkemelerde yalan şahitlik yapmak yaptırmak ve bir takım iftiralarla eşinden öç almaya çalışmak doğru değildir. Kıyamet ve hesap var. Allah azze ve celle’den korkmak gerekir.

Abdülkerim Temizcan/ İrfanDunyamiz.com

Hakkımda irfandunyamiz

Şunlara Gözat

Çok yaşayın öğretmenim!

Birinci sınıfları okuttuğum bir yıldı… Biraz grip olduğum bir gün, sınıfta hapşırdım. Bir öğrencim; “Çok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir